İstanbul Şişli de boğazı kesilerek bir "eşcinsel" öldürülmüş... haberden anladığım kadarıyla muhtemelen bir "aşk" cinayeti...
Şişli’nin ortasında vahşi cinayet
Şişli'de eşcinsel olduğu iddia edilen Serdar Ş, sokak ortasında boğazı kesilerek öldürüldü. Zanlı, olay yeri yakınında bulunan yunus ekipleri tarafından kovalamaca sonucu kıskıvrak yakalandı.
Kurtuluş Akağlar Caddesi Yiğitbaşı Sokak girişinde saat 13.30 sıralarında meydana gelen olayda, cadde üzerinde bir arkadaşıyla yürümekte olan Serdar Ş. (31) arkasından gelen ve beraber yaşadığı iddia edilen Mehmet Nuri B. (23) tarafından boğazı kesildi. Şeran boğazına aldığı bıçak darbesiyle kanlar içinde yere yığıldı. Mehmet Nuri B. arkadaşının boğazını kesmesinin ardından kaçmaya başladı.
Bu sırada olay yeri yakınında devriye görevi yapan Asayiş Şubesine bağlı motorize yunus ekipleri zanlının kaçtığını görerek kovalamaya başladı. Mehmet Nuri B. ara sokaklarda yaşanan kovalamaca sonucu polisin ısrarlı takibi sonucu suç aleti bıçak ile beraber yakalandı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen Şeran hayatını kaybetti. Bu sırada, arkadaşlarının öldürüldüğünü duyan arkadaşları olay yerine akın etti. Şeran'ın kanlar içinde ki cesedini gören, arkadaşları sinir krizi geçirdi. Olaya tanık olduğunu söyleyen erkek berberi Nadir Telli “ Saç traşı yaptığım sırada aynadan şahısların tartıştığını gördüm. Şahısın birisi bıçağını çıkartarak bir anda diğerinin boğazını keserek sakin bir şekilde aşağı kaçmaya başladı. Bu sırada polisler tarafından yakalandı dedi.
Serdar Şeran'ın cesedi olay yeri inceleme ekipleri ve savcının incelemelerinin ardından Adli Tıp Morguna kaldırılırken, Mehmet Nuri B. İse Asayiş Şube Cinayet Bürosuna götürüldü. Cinayetle ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaynak: Hürriyet Gazetesi 30 Mayıs 2010
sebebi ne olursa olsun... iğrenç, delirten bir olay. bu nedir arkadaşım yaa? sokak ortasında öldürülmek artık ne kadar kolay hale geldi. bu tip cinayetlerin ardındaki olaylara baktığımızda aşk, kıskançlık gibi nedenlerin yanı sıra ekonomik nedenler, geleneksel toplumun bireyde yarattığı etki,toplum baskısının yansımaları... daha neler neler geliyor aklıma ama olmuyor. hiçbiri bir nebze olsun kabul edilebilir gelmiyor. artık sokak ortalarında insanların öldürülmesi bir kediyi öldürmekten ya da sapanla bir kuşu vurmaktan daha kolay ve alışıldık hale geldi. gece gece midem kaldırmıyor artık.
Yalnız ben.Gecenin karanlığı kadar belirsizim.
Hürrriyetport.com da aynı haber şöyle verilmiş.....
Bu ilişki; aynı evi paylaşırken para meselesi yüzünden bozulmuş...
Travesti Serdar Şeran'ı ev arkadaşı Mehmet Nuri Bayhan boğazını keserek öldürdü
Şişli'de travesti olduğu iddia edilen Serdar Şeran, sokak ortasında travesti ev arkadaşı tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Zanlı, olay yeri yakınında bulunan yunus ekipleri tarafından kovalamaca sonucu kıskıvrak yakalandı.
Alınan bilgiye göre; Kurtuluş Akarcılar Caddesi üzerindeki bir dairede beraber yaşayan ve travesti oldukları öğrenilen Mehmet Nuri Bayhan (22) ve Serdar Şiran (30) arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma yaşandı. Evde başlayan tartışma sokağa taştı. Mehmet Nuri Bayan, elindeki bıçakla arkadan saldırdığı Serdar Şiran'ın boğazını kesti.
Kanlar içinde yere yığılan Şiran olay yerinde hayatını kaybetti. Kaçmaya çalışan Mehmet Nuri Bayhan ise, olay yerinin yakınında bulunan polis ekipleri tarafından yakalandı.
Cinayeti duyan çok sayıda travesti, kısa sürede olay yerine koştu. Travestiler, öldürülen arkadaşlarının başında çığlıklar atarak sinir krizleri geçirdi. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
Aralarında Serdar Şeran'ın arkadaşlarının da bulunduğu çok sayıda travesti olay yerinde toplandı. Cinayete tepki gösteren travestiler “Mehmet Nuri ile Serdar Şeran sevgiliydi ama daha sonra anlaşamadılar ve Mehmet nuri'nin evdeki masraflara katılmaması yüzünden araları bozulmuştu.Asıl suçlu bizi dışlayanlardır” diye bağırdı. Serdar Şeran'ın cesedi ambulansa konulurken bazı travestiler sinir krizi geçirdi.
ne kadar acı bir olay.. :S bunlarda eğer insani vasıflar varsa ben insan değilim
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
üzücü hemde çok hergün her dakika öldürlüyoruz resmen sistematik katliam.
Eminim öldüren ters ilişk teklif etti öldürdüm diyerek cezası hafifletilecek!!
LGBTT toplumuna yönelik nefret ve ayrımcılık son bulmuyor. İstanbul’da, bir transseksüel, 29 Mayıs Cumartesi, günün en işlek saatlerinde, sokak ortasında boğazı kesilerek öldürüldü.
“Öldürülenler Kardeşimizdir, Nefret Cinayetlerinin Hesabını Soracağız”
İstanbul – Kurtuluş mevkii, Yukarı Akarca Yokuşu üzerinde Batu isimli bir transseksüel boğazı kesilerek öldürüldü. Günün (29 Mayıs Cumartesi) en işlek saatlerinde sokak ortasında boğazı kesilerek işlenen bu cinayet LGBTT toplumuna yönelik nefretin ve ayrımcılığın boyutunu gözler önüne seriyor. Neredeyse her hafta bir transseksüelin nefret cinayetlerine kurban gittiği bu sistemde, sırf cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı LGBTT bireyler sürekli olarak ayrımcılığa ve nefret cinayetlerine maruz bırakılıyor. 17 Mayıs akşamı da Ankara’da Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği üyesi 5 transseksüel polis tarafından tekme ve coplarla darp edilerek gözaltına alınmıştı. Ankara’da ve İstanbul’da gerçekleştirilen eylemlerin ardından ne Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden ne de Bakanlıktan yapılan bu keyfi saldırıya dair hiçbir açıklama gelmemişti.
“Devlet, nefret suçlarını körüklüyor!”
LGBTT toplumuna yönelik saldırıların politik ve sistemli olarak düzen tarafından uygulandığını göstermek üzere, cinayet akşamı tüm LGBTT örgütlerinin bir araya geldiği bir eylem yapıldı.
Yapılan eylemde, Batu’nun günün en işlek saatinde, sokak ortasında rahatça öldürülmesinin nefret cinayetlerine karşı devletin hiçbir yaptırımının olmaması, hatta yaptırımdan da öte ‘ağır tahrik’ indirimi uygulanması nedeniyle olduğuna dikkat çekildi.
“Devlet bu nefret suçlarını ve ayrımcılığı önlemek yerine, körükleyecek açıklamalar yapmaktadır. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf’ın yaptığı açıklamalar sistemin bakış açısını da açıkça gözler önüne sermektedir.”
Cinayet akşamı saat 18.00’de Batu’nun öldürüldüğü yerde, Kurtuluş Yukarı Akarca Caddesi üzerinde yapılan eylem için toplanan tüm LGBTT örgütleri, “öldürülen kardeşlerimiz için, nefret cinayetlerinin hesabını sormak için” toplandıklarını belirttiler.
“Bu cinayetin, ne Ahmet Yıldız cinayetinden, ne Ebru Soykan cinayetinden ne de Aycan arkadaşımızın cinayetinden farklı olmadığını, bunun bir nefret cinayeti olduğunu ve cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerimize yönelik bir saldırıdır.”
Batu’yu öldüren zihniyetle, daha önceki süreçte özellikle travesti ve transseksüellere para cezaları keserek sokağa çıkmalarını bile engelleyen zihniyetin aynı olduğu ifade edildi.
“Para cezalarını yaptığımız eylemlerle durdurduğumuz gibi, nefret cinayetlerini de, LGBTT toplumuna yönelik ayrımcılığı da örgütlü mücadelemizle ve eylemlerimizle durduracağız.”
“Artık yeter!”
Erkek egemen-heteroseksist-kapitalist düzene karşı LGBTT toplumunu savunmak için yapılan eylemde “Katillere ceza indirimi veren bir hukuk düzeni, ayrımcılıkları ve nefreti körükleyen bir düzen değil; LGBTT’lere yönelik baskı ve ayrımcılıkları engelleyen, ‘ağır tahrik’ indirimini ortadan kaldıran, hastalıklı açıklamalarını bir an evvel durduran bir düzen istiyoruz.” denildi.
Basın açıklaması metni:
Nefret Cinayetleri Bitmiyor, Öldürenler Kardeşimizdir
Gündelik yaşamda birçok ezilmeye maruz kalan biz, eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüeller nefret cinayetlerine kurban gitmeye devam ediyoruz.
Bugün bir nefret cinayeti daha işlendi. İstanbul Kurtuluş Mevki Büyük Akarca Yokuşu'nda saat 13.00 sularında gerçekleşen cinayet sonucu Batu isimli trans arkadaşımız hayatını kaybetti.
Evine doğru giden arkadaşımız evinin önünde eski sevgilisi ile karşılaştı. Eski sevgilisinin birçok hakaretine ve kaba davranışına maruz kalan Batu saat 13.00'te yani Kurtuluş Caddesi'nin en işlek olduğu saatlerde boğazı kesilerek öldürüldü. Katil cinayeti işledikten sonra kaçmaya çalışsa da elinde satırla yakalanarak gözaltına alındı.
Bu cinayet kesinlikle, sadece bir tartışma ve sinir harbinden kaynaklanmamıştır. Bu cinayet “Nefret Cinayetidir”. Tıpkı Ahmet Yıdız, Aycan, Baki Koşar, Ebru Soykan cinayetlerinde olduğu gibi, sırf cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerimize yönelik bir saldırıdır. Heteroseksist erkek egemen düzenin yaşam hakkımızı ihlal etmesidir.
Eşcinsel, biseksüel, travesti, transseksüelleri öldürmenin nasıl bu kadar kolay olabildiğini, sözde yaşamlarımızı koruması gereken tüm yetkililere soruyoruz. Nefret cinayetlerinin engellenmesi için, sadece katillerin bulunması değil, bu cinayetleri cesaretlendiren ideolojinin değişmesi gerekmektedir. Katillere ceza indirimi veren bir hukuk düzeni değil, LGBTT’lere yönelik baskı ve ayrımcılıkları engelleyen bir hukuk düzeni gerekmektedir. Sokaktaki var oluşumuzu kabahatler kanununu gerekçe göstererek sınırlandıran kolluk kuvvetleri değil, kimliğimizi tanıyan, bizi hasta olarak yaftalamayan ve can güvenliğimizi gözeten bir düzen talep ediyoruz.
Öldürülenler Kardeşimizdir! Nefret Cinayetlerinin Hesabını Soracağız!
Boğaziçi Üniversitesi LuBunya,
Diyarbakır Hevjin LGBTT Derneği,
Emekçi Hareket Partili LGBTT'ler,
İstanbul LGBTT Sivil Toplum Girişimi, İTÜ LGBTT Grubu, İÜ Radar EBT Topluluğu, Kadın Kapısı
Kaos GL, Lambdaistanbul LGBTT Dayanışma Derneği, Lilith Kolektifi, MorEl Eskişehir LGBTT Oluşumu, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, Siyah-Pembe Üçgen LGBTT Derneği,
Voltrans, Cinsiyetçiliğe Karşı Dayanışma Ağı (KEG), DSİP
iyide GAY_LIFE aynı konuyu açtım biraz araştırmanı öneriyorum forumu
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
sadece "eşcinsel" olduğu için öldürülmüş olsaydı bu protestoları anlardım.... Ama bunu anlamıyorum.... Elbette sebebi ne olursa olsun "cinayet" kabul edilebilir bi şi diil ve bu açıdan bütün cinayetler kınanabilir, kınanmalı.. Bu da ayrı...
Birlikte yaşadığı "genç" sevgilisini (onun da travesti olduğunu yazıyor gazeteler) evin masraflarına katılmadığı için kovmuş. Sevgili de bu işe fena bozulmuş sokakta yolunu kesmiş, bi süre tartıştıktan sonra da öldürmüş... Her ikisi de toplumun köküne kadar dışladığı çaresiz insanlar... kabul... Dışlanmışlık, itilmişlik, çaresizlik, hayatından başka baybedecek bişiin olmmaması "yaşama işgüdüsüyle" ne yazık ki insanı çok da acımasız yapıyor...
Şimdi bir "Ahmet Yıldız" cinayeti gibi sokakta protestolara çıkılmasının ne gibi bir anlamı ve faydası olduğunu ise anlamıyorum gerçekten... işin bk.unu çıkartmamak lazım, yoksa o protestoların da bi anlamı kalmaz...
evet bu konuda bende arattım internette ya boyalı basın yalan bişiler yazmış ya bu rahmetli arkadaşımız yine çoğu travesti gibi yanlış ilişkilere girip kendisine zarar verdirmiş. Şimdi bu aşk cinayetimi, para cinayetimi nefret cinayetimi?
"Elbette sebebi ne olursa olsun "cinayet" kabul edilebilir bi şi diil ve bu açıdan bütün cinayetler kınanabilir, kınanmalı."
Ama buna kesinlikle bende katılıyorum.
Belki sen seksi el sıkışmakla aynı görüyorsun. Yürüyen, konuşan bir şekerleme çubuğu gibisin.
Bu Konuyu Paylaşın !