Kimsenin olmadığı düşlediğim,herşeyi baştan keşfedeceğim, hayata yeniden başlayacağım, düşlerini kurduğum o mavi adadayım. Yağmura hasret, verimsiz çorak topraklar gibi olan dünyam;masmavi, pırıl pırıl gökyüzü gibi berrak, delicesine coşkun akan bir nehir gibi olsun bu adada.

Bir mavi ada ki; okyanus ortasında. İşte aşk!
Benliğimi bırakırım kumsalların büyüsüne. Bilmem niçin gelemedim senin için evvelce. Kırılgan bir melodiye bağışlarım pişmanlığımı.
Mavi derinliklerin kollarında, hayatımın yeni sayfasındayım.

Yüreğimin ırmakları; coşkularımı, ümitlerimi ayağa kaldırıyor.
Susarak anlatıyorum belki anlatılması gerekenleri.

Bu suskunluğu denizin mavisindeki şehvetli dalgalar bozar. Mavi bir umudun armonisi sanki. Kanlığı itiyorum gözlerimle, yüreğim fırlamış yerinden.Işık saçıyor yoluma, yüreğimin yolundan gidiyorum. Ne güzel yüreğin açtığı yolda yürümek.

Aşk ve şevkle sesimi duyurup,sesime ses verecek yeni ses arıyorum. Dört bir yana muştular uçurp gönül kervanıma coşkun duygularını serpecek bir ses...

Mavi renkli ada, okyanusta nazlı bir bahçe...

Hafif bir rüzgar esse gecenin karanlığında. Yıllara meydan okusam denizin kıyısında, kimse için ifade etmeyen kelimeleri yazsam kumsallara. Sonra dalgalar gelip silse yazdıklarımı ve tekrar kimse için ifade etmeyen kelimeri yazsam.Yüreğim boy atsa rüyaların acziyetinde.

Mavilerin cümbüşünde yakamozlarıyla parıldayan okyanusun derinliğinde bir geceyarısı sessizliğinde, az kalsa dolunaya, sahilde ateş yaksam atsam tüm dertlerimi küllerine. Hiç sabah olmayacak gibi beklesem geceyi, okyanusta uzaklaşan gemileri saysam. Düşse ayın gölgesi okyanusa,dolunay hiç bitmese. Bir ney çalıyorum derinden. Nedir ney'i yanık yanık söyleten nedir?
Yoksa ozanın gönlüne dökülen notalar, senden mi dökülür ey ney!

Gözlerimin kanatlanan tuhaf gölgesi durmadan yükseliyor. Seyirde bekleyen, gözleri kamaştıran sihirli bir tablo görünümünde, işte bu eşsiz doğanın sevdaya düştüğü yürekleri sahibine götüren bir ada....




Bir mavi ada ki okyanus ortasında...