"Gözyaşları içinde sönmüş dehâlar, değeri bilinmemiş insanlar, meçhul kalmış Clarisse Harlowlar, inkâr edilmiş çocuklar, sürgünler, masumlar, ey hayata çölleri aştıktan sonra gözlerini açan çilekeşler, her yerde soğuk çehrelerle, katı yüreklerle, tıkanmış kulaklarla karşılaşan bedbahtlar, şikayet etmeyiniz! Zira, bir kalbin size açıldığı, bir bakşın size mukabele ettiği andaki sevincin sonsuzluğuna ancak siz erişebilirsiniz.
Bir tek mutlu gün, bütün kara günleri siler. Istıraplar, düşünceler, umutsuzluklar, geçmiş, fakat unutulmamış hüsranlar hep bizi derdini döken ruha bağlayan birer bağdırlar. Gem vurduğumuz istekler yüzünden gözümüze büsbütün güzel görünen kadın, işte o zaman, kaybolmuş aşkların ve kederlerin mirasçısı olur, aldatılmış büyün sevgileri bize fazlasiyle iade eder, eskiden çekilen acıları ruhların birleştikleri günde duyulan ebedi mutluluklar için kaderin elde ettiği bir yol olarak izah eder.
Cefa çeken aziz insanlar, benim gibi zavallı ve yalnız bir insan için Madame de Mortsauf' un binrdenbire nasıl bir varlık haline geldiğini ancak sizin anladığınız gibi, bu kutsal aşka verilecek adı da ancak melekler söyleyebilirler."
Bu bölüm çok hoşuma gitti. Bir yerlere yazmazsam ölürüm dedim
Bu Konuyu Paylaşın !