Harward'da felsefe profesörü olan Thomas Catheart ve Daniel Klein acaip matrak bi kitap yazmış ve de bu kitabın Türkçe çevirisi de geçtiğimiz aylarda "aylak kitap" yayınlarından basıldı...
Kitabın adı;
Platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer... Felsefeyi mizah yoluyla anlamak
(çev: Algan Sezgintüredi)
Kitabın arka kapak tanıtımında şöyle diyor:
diyor..."Kendinizi olağanüstü eğlenceli bir felsefe dersinin içinde bulacaksınız. Felsefi kavramların espirilerle nasıl aydınlatılabileceğini, mizahında aslında büyüleyici bir felsefi içerik barındırdığını göreceksiniz"
Gerçekten öyle...
"Felsefespri" başlığını taşıyan kitabın sunuş kısmında da "Fıkra ve espirilerin kuruluşu ve etkisiyle felsefi kavramların kuruluşu ve etkisi aynı malzemelere dayanır.. İkisi de aynı şekilde aklımızı gıdıklar..." deniyor. "olayları algılama tarzımızda karışıklık yaratarak bizi şaşırtma, dünyalarımızı alt üst etme, hayatın saklı, sıklıkla huzur kaçırıcı gerçeklerini bulup çıkartma" konusunda felsefi kavramlarla fıkraların ortak paydada buluştuğu belirtiliyor.
Gerçekten çok ama çok hoş ve eğlenceli bir kitap... O çoook zor okunan, zor anlaşılan, sıkıcı felsefi kavramları acaip komik fıkralarla müthiş anlaşılır ve eğlenceli hale getirmişler...
Kitaptan bir iki fıkra...
Tümdengelimli mantığı açıklayan örnek fıkra...
Mutlakçı etik, ilahi yasa başlığından bi fıkraYaşlı bir kovboy bara girer ve bir içki ısmarlar. Barda oturmuş viskisini yudumlarken genç bi kadın yanına gelip oturur. Kovboya döner ve "siz gerçek bir kovboy musunuz?" diye sorar.
Kovboy, "eh" der tüm hayatımı çiftlikte at sürülerini güderek, çit tamir ederek ve sığır damgalayarak geçirdim. yani öyleyim herhalde"
Bunun üzerine kadın "bense bir lezbiyenim" der. hayatım boyunca hep kadınları düşündüm. sabah kalkar kalkmaz ilk işim kadınları düşünmektir. Duş alırken veya Tv izlerken herşey aklıma kadınları getirir"
kadın gittikten sonra bu sefer genç bir çift gelir ve yaşlı kovboya "affedersiniz" derler "siz gerçek bir kovboy musunuz acaba?"
Adam genç çifte bakar. "Vallahi, bu yaşıma kadar öyle biliyordum ama lezbiyenmişim meğer" der
Musa, elinde tabletlerle Sina Dağı'ndan iner ve toplanan kalabalığa seslenir. "bir iyi bir kötü haberim var. İyi haber ; emirleri "10" a kadar azalttırabilmeyi başardım.. Kötü haber, zinayı listeden çıkartmaya ikna edemedim"
Felsefi etik üzerine psikanalizin etkisi...
Psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyaretin nasıl geçtiğini sorar;
"Hiç iyi geçmedi doktor. Fecii bir Freudcu dil sürçmesi yaşadım"
"sahi mi" der psikiyatr "ne dediniz?
"Tuzu verirmisin anne diyecektim, onun yerine "hayatımı mahvettin ors.. dedim
Feminizm başlığından;
Tanrı, cennet bahçesinde Adem ile Havva ya görünür ve ikisi için birer hediye getirdiğini ve hediyeleri seçmeyi onlara bırakacağını söyler. "birinci hediyem" der "ayakta işeyebilme yeteneği..."
Adem hiç düşünmeden "ayakta işemek ha" diye atılır, "şahane ben onu istiyorum"
Tamam der tanrı. "o senin olsun. Havva diğeri de senin o zaman ; çoklu orgazm"
İki erkek eşcinsel bir köşede dikilmiş sohbet ederken, yanlarından muazzam albenili bir sarışın kadın geçer.. İkili kadının arkasından bakarken bi tanesi iç çeker. "böyle zamanlarda" der, "lezbiyen olsaydım keşke diyorum"
Ehhh gerisini kitaptan okuyun artık...
çok güzel bir kitap. ama ingilizce yapılan esprilerin bazıları türkçede o kadar komik durmuyordu eheh
rım/dım/ıyorum/acağım
rsın/dın/ıyorusun/acaksın
r/dı/ıyor/acak
rız/dık/ıyoruz/acağız
rsınız /dınız/ıyorusunuz/acaksınız
rlar/dılar/ıyorlar/acaklar
Bu Konuyu Paylaşın !