mevlananın mesnevi yada başka eserlerini okuyan varmı aramızda : ) çünkü daha yeni öğrendim mevlananın eşcinsel aşktan bahsettiğini : ) küçük bi gugulda arayınca türkçe bikaç komik tartışma olmuş, iranda da bilinse de mevlanaya hakaret olarak kabul ediliyormuş aynı türkiyedeki gibi : )
siz ne düşünüyorsunuz bi bilginiz var mı ? genelde tartışanlar çogu okumamış bile mesnevi yada diğer eserlerini eşcinsel denince lanet bela okumuşlar : ))
günaydın baloncum yeni mi öğrendin bunu![]()
Constant over stimulation numbs me
kesin biliodun eminim : )) çok inandırıcısın hep
Mevlana ile Şems-i Tebrizi (Tebrizli Şems) arasındaki ilişki…
Mevlana 13 yy da Selçuklu döneminde yaşamış İslam dünyasının önemli bir düşünürü., felsefecisi..(tasavvuf felsefesi) Horasan’ın ileri gelenlerinden birinin oğlu. Yaşadığı dönem (Selçuklu dönemi ) özellikle İslam kültürünün, sanatının da en parlak olduğu dönemlerin başında geliyor. Önemli düşünürler var o dönemde. (bilim ve felsefe iç içe zaten). Mevlana’nın dünyaya bakışını belirleyen en önemli unsurlardan biri ve en bilineni ise “hoşgörü”dür hiç kuşkusuz.
Mevlana’nın hoşgörüsüne karşılık kendisine pek de hoşgörülü davranılmadığı açık.. Çünkü Mevlana ile Şems’i birbirinden uzaklaştırabilmek için başta oğlu olmak üzere herkes elinden geleni yapmış.. ( eee babasının gay olmasını o dönemden bugüne kolay kolay kimse kabullenemiyor tabii.. Sizlerin de arasında reddedenler vardı hatırlatırım bu arada).. Hatta Şems ortadan kaybolunca (ki bu durum Mevlana’yı hayatının sonuna kadar mutsuz etmiştir, ona olan aşkını gazellerde dile getirmiştir) “ayı” oğlunun öldürtmüş olabileceği yönünde rivayetler de vardır.
Konya’da Şems ile karşılaştığı dönemde Mevlana hayli yaşlı, evli, büyük çocukları da var. Şems çok daha genç.. Birbirlerinin düşüncelerinden çok etkilenmişler ve birbirlerini çok sevmişler.. (en hafifiyle böyle tanımlanıyor bu ilişki)… Daha başka türlü bir tanımlama, bu tanışıklığın başladığı günden bugüne kadar İslam dünyasında hayli rahatsızlık yaratmış ve yaratmaya da devam etmektedir.
Mevlana-Şems ilişkisi esasen müthiş bir aşkı tanımlamaktadır. .. İkisi bir süre inzivaya bile çekilmişlerdir,… İçerde işi nereye kadar ilerlettikleri konusu hayli tartışmalı ve karanlık.. En azından platanik bir aşk olduğu son derece açık.. Onlar baş başa kendi mutlu dünyaları içinde müthiş bir aşk yaşarken, dedikodular da alıp başını gitmiştir… Hatta çareyi bir süre Şems’i uzaklaştırmakta bile aramışlardır. Mevlana’nın karasevdalı haline dayanamayanlar tekrar geri getirmişlerse de daha sonra bir biçimde yok etmeyi başarmışlardır… Aslına bakarsanız Romeo ile Jülyet’tin aşkından daha güçlü, hem de gerçek..
Mevlana bugün yaşasaydı Şems’le daha mı mutlu olurdu? Hiç zannetmiyorum.. Belki, benim gibi çocuğundan gizlenmek için takma adla “uçan gay”e yazılar yazardı… Bunların da çoğu “hoşgörü” iie ilgili olurdu bence… Bazı konularda o da hoşgörüsünü kaybeder miydi yoksa bana fırça mı çekerdi orasını bilemiyorum artık.
nötr olunmalıymış : )) ben bi iranlı grubun röportajında okudum ordan öğrendim , bu konudan bahsediodu alıntı yapıyım hemen : ))
şarkılarınızın çoğunda mevlanan nın şiirleri var.mevlana için şarap kutsal bir içki.aşk da ilahi aşkın yanısıra eşcinsel aşk.içkinin yasak olduğu , eşcinsellerin idam edildiği bir ülkede mevlananın popüler olmasına ne diyorsunuz ?
siyasi açıdan bakarsak ,mesnevi asırlar önce yazılmış, mevlana çoktan göçüp gitmiş .dolayısıyla rejim için bi tehdit değil
iranda kimse mevlana nın eşcinsel oldugunu kabul etmez , bunu iran kültürüne hakaret sayarlar
iran kültürü iki parçadır . dışardaki hayat, içerdeki hayat . bir tarafta resmi hayat vardır , o hayatın kendine özgü protokelleri ve lisanı vardır. bir de gerçek hayat vardır.
benim asıl kafamı kurcalayan , mevlananın batıda popüler olması . bu kadar doğulu şair içinde niye mevlana ? belki de batının kolay benimseyeceği tarz olduğu için
Genelde öyledirler. Her içi boş söylentiye inanırlar, ceviz kabuğunu doldurmayan iddiaları doğru kabul ederler. Kendileri araştırmaktan üşenirler, başkalarının fikrini benimserler, doğruluğunu sorgulamadan. İçleri boştur, ne koyarsan onu alırlar. Çoğu zaman aklı başında olmayan yaramaz bir çocuğun elindedir ipleri, onlar nereye çekerlerse oraya giderler. Bazen de kendileri özgürce uçmak isterler gökyüzünün muhteşem maviliğine doğru. Ne yazık ki sonları hep aynıdır. Bir karganın gagasında son bulur maceraları.
içi boş söylentiymiş iddiamış homofobikler bile böle tepki göstermiyor , araştırmamışım bana laf sokucağına mevlana hakkında fikrini söylersin mistikmiş : ))
Divan edebiyatı, "güzel" oğlanlara yazılmış değme aşk şiirleriyle doludur. Hamamda gördükleri güzel oğlanların vücutları, yüzleri, gözleri, dudaklarıvs, vs. için yazılmış şiirler. İranlıların da özellikle sahip çıktıkları Fizulinin de var. Öylesi galiba bugünlerde yazılmadı...
İstanbulda 17-yy daki hamamları, oradaki oğlanların güzelliğini anlatan düz metinler de var.. Onları okursanız bugün yaşadığınıza hayıflanabilirsiniz...
Okumak isteyenler için kaynak... Murat Bardakçı'nın "Osmanlı'da seks" adlı kitabı... Bence okuyun.. Çok hoş..
Vallahi mistikçiğim,
Mevlana ile Şems'in başbaşa bir odaya günlerce kapanmasından bugüne kadar bu söylentiler devam ediyor... Herkes meraktan çatlamış ne yaptıkların bilmek için... Şems, "yeter artk be, öliim de kurtulayım" diye isyan bile etmiş... Mevlana nın "ayı" oğlunun ".. bak ölmek istiyormuş, yardım edim bari.." zihniyetiyle Şems'in ortadan kaldırılışına yardımcı olduğu da söyleniyor.
Karasevdaya düşmüş Mevlana.. Leyla ile Mecnun halt eder yanında...
Haaa odada ne yapmışlar belli değil. O gün de bugün de başta Uçan Gayler olmak üzere herkes meraktan çatlıyor doğal olarak..
Benim fikrimi soracak olursan... Yaaa o Mesnevi'yi , gazelleri yazan adam, en azından Şems'in yanağını okşamıştır gibi geliyor... Hani okşamadıysa yazıklar olsun diyeceğim ama yok, yok muhakkak okşamıştır, öpmüş bile olabilir...Eeee öpsün yani be... Niye bozulup kıskanıyorsunuz..
Kimya Hatun diye bir kitap geçmişti elime orada yazıyodu bişeyler..
Lambda ve eşcinsel haklarını savunan hiçbir sivil toplum kuruluşu kapatılmasın! İnsan Haklarına Saygı!
Ben kendisine bi sıcaklık hissedemedim doğrusu.Bana Aşık Veysel daha samimi geliyo lisan bakımındanda yürek bakımındanda.
Hz. Mevlânâ’nın Vasiyeti:Size, gizlide ve açıkta Allah’tan korkmayı, az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, isyan ve günahları terk etmeyi, oruç tutmayı, namaza devam etmeyi, sürekli olarak şehveti terk etmeyi, bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, aptal ve cahillerle oturmamayı, güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum. İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.
"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"
Lütfen sizde sizlerden önceki dar kafalalar gibi ayırımcılığa ve etiketlemeye meraklanmayın. her kim ise kim! hoşgörülü olun çoktan rahmetli olmuş birinin arkasından özel hayatına burnunuzu sokup dedikodularını magazinel etmeyin.Vebali vardır her dedikodunun öyle olsa değerimi değişecekmiydi sanki? yada gay olmasa sevemeyecekmisiniz gönül bilgelerini? gercekte neler söylemiş ne anlatmak istemiş onu ögrenin eger merakınızı celbettiyse.
okuyun tavsiye ederim
Mevlânâ'nın 800.doğum yılı olan 2007 UNESCO tarafından dünya Mevlânâ yılı ilan edilmiştir. Bu karar Mozart yılı olan 2006'nın mart ayında alınmıştır.
Eserleri [değiştir]
- Mesnevi
- Büyük Divan "Divan-ı Kebir"
- Fihi Ma-Fih "Ne varsa İçindedir"
- Mecalis-i Seb'a "(Mevlana'nın 7 vaazı)"
- Mektubat "(Mektuplar)"
Bu Konuyu Paylaşın !