hınk? o anlamda mı söylemiştin sen bunca şeyi... hmmmm ben ne saf ne içi temiz niyetli biriyim harbi harbi kravat sanmıştım oysa.
yok kestrimedim ama ebatları büyük biraz ucundan aldırsam mı diye düşünmekteyim.
......................... ......................... ......................... ......................... ......................... ..............
ben daha cok "hadi ya inanmam görmeden" diyenleri duymuştum.![]()
Tanıştığın insanlara sürekli boyutlarındanmı bahsediyosun fazla ortaya dökme nazara gelir
yok be ya eskiden tanıdıgım arkadaslardı onlar hetero olduklarını sandıklarım. burada konu içerigine uygun olarak bahsetmemin nedeni ise biz bizeyiz ayıp olmaz diyeydi.
ne bileyim yani içten davrandım ,dürüstlük her zaman kazanır derler
Şimdi düşüncelerimi söyleseeem, nolur diye çok merak ediyorum. Derine inmeden söyliyeyim madem
Güzel bişeydir, hoştur, terletir, gözden ırak olmaması tercihimdir...
vs vs vs![]()
Pasifik'in irirli ufaklı adalarında halen varlığını sürdüren hayli geleneksel pek çok kabile var. Bu adalardan biri de Malekula... Buranın halkına "Nambaslar" deniliyor... Bu ad da kabiledeki erkeklerin "namba" adı verilen giysilerinden geliyor. Püskül, ağaç kabuğu, muz yaprağından yapılan ve sadece penisi kapatan (taşaklar dışarda kalıyor) bir örtü bu Namba, daha doğrusu bi tür kılıf...
Nambaslar' da kendi içinde iki kabileye ayrılıyor... "Büyük nambaslar" ve "küçük nambaslar" Adaya gelen İngilizler takmış bu adı... Penisi büyükolanın, haliyle nambası da büyük, bu durumda yeri de haliyle "büyük nambaslar" kabilesinde..
(Bu bilgi, Nadir Paksoy'un Bir Demet Pasifik adlı kitabından... Nadir Paksoy, bir tıp profesörü... gönüllü hekim olarak gittiği ve sanırım bi kaç yıl kaldığı o adaları, kültürünü, yaşadıklarını anlatan çok hoş bir kitap, tavsiye ederim)
Demekki Just4love' da Malekula adasında doğsaydı "Büyük Nambaslar" kabilesinin saygın bir üyesi olacaktı... Ehhh ööle bi kabilede yaşasaydı benimki büyük diye de hava atamazdı, zaten herkesinki büyük...
Küçük Nambaslar da zaten, onunkiyle muhtemelen dalgalarını geçerlerdi...
Amanın iyiki cennet vatanımızda doğmuş... Bu vatanın büyük penisli bir evladı olmuş..
offf valla nerden dedim ben şaka olsun diye
vurmayın yüzüme Hayal Alicim yaa resmen gitmiş nereleri bulmuş gelmiş bana laf sokcak ya.yok tamam ben kestircem yarısını kücük nambaslara vercem birinin işine yarasın bari
Bunun üzerine aklıma şu hikaye geldi
Uçak kazasından kurtulan kadın tutunduğu bir parçayla okyanusta bir adaya sürüklenir
Gözlerini açtığında yaşıyor olduğuna çok sevinir.Ama o da ne başında bir yerli adı da mukako.
-mukako seni buldu mukako senle evlenecek………der
Kadın şaşırır ama bakar ki mukako ciddi şakası yok.Kurtulmak için aklına bir cinlik gelir.
-mukako senle evlenmem için 3 şartım var……der
-mukako şartları yapacak mukako senle evlenecek
-tamam mukako ilk şartım suyun altında 10 dakika durmanı istiyorum
mukako suya bir dalar 20 dakka sonra kafasını kaldırıp
-mukako suya daldı mukako senle evlenecek….der
-ama mukako iki şartım daha var.Şimdi ise adanın etrafında bir tur atmanı istiyorum.5 dakkada tamamlayamazsan olmaz bu iş
Mukako bir başlar koşmaya tozu dumana katar.2 dakka sonra başladığı yere gelmiş olur
-mukako adayı dolaştı mukako senle evlenecek….
Panikleyen kadın kalan son şartını çok iyi seçmeli ki mukakodan kurtulabilsin.Aklına öyle bir şart gelir ki kesin kurtuldum der.
-peki mukako son şartım;benimle evlenecek erkeğin penisinin 2 metre olması gerekir
Cevap: -Mukako senin için yarısını kesecek!
ölçtüm tam yarısı degil %45 onda 6 sı feda olsun
Şeyh Muhammed El Nefzavi'nin, 16.yy da yazdığı ve dilimize de "Itırlı Bahçe: 16 yy Arap seks el kitabı" adıyla çevrilen kitap (Yol Yayınları) son derece ilginç.
Kitabın VIII. Bölümünde erkeğin cinsel organına verilen çeşitli adlar sıralanmış... Bunlardan bazıları şöyle...
El hamame : güvercin
(arapçalarını yazmıyorum...)
çıngırak
kurtarıcı
tahrikçi
uykucu
manivela
terzi (herhalde iğne ye mi benzeten oldu ne)
atlıkarınca
vurucu
yüzücü
tek göz
sağlam kafa
kıllı
arsız
karıştırıcı
balgam söktüren
araştırıcı
oymacı
sarkık
kaşif
Bunlara siz de yeni adlar ekleyebilirsiniz aslında...
Pek severiz kendilerini, candır, canandır![]()
balgam söktüren? ohaaa dreep throat felan yani?
o devirden şurub niyetine mi kullanıyorlarmış
atlı karınca yı tam anlayamadım
16.yy Arap el seks kitabı Itırlı Bahçe'den;
Penis boyu:
"Kadınları memnun etmek için, erkeklik uzvu en fazla on iki parmağın eni kadar, ya da üç elin eni uzunlukta olmalıdır. altı parmağın ya da bir buçuk elin eninden daha kısa olmamalıdır"
Kitap da erkekleri memnun edecek boyuttan söz edilmemiş.. Ehh artık öğrendiniz, siz de elle ölçersiniz artık...
Penis büyütmek için yöntemler
Kitapta penis büyütme yöntemleri de var... Ama bunları uygulamanızı hiç tavsiye etmem... küçük diye üzülürken, tamamen kaybedebilirsiniz...
1) "Biraz karabiber ile lavanta, havlıcan ve misk karıştırılıp toz haline getirilir. elendikten sonra bal ve zencefil reçeliyle yoğrulur. Penis ılık suyla yıkandıktan sonra, bu karışımla sıkıca ovulur"
2) "Uzuv, kırmızılaşıp dimdik olana dek suyla yıkanır. Sonra, bir parça yumuşak deri alınıp üzerine sıcak kara sakız reçinesi sürülür ve uzuv bununla sarılır. Çok geçmeden uzuzv, arzuyla kıvranarak başını kaldırır. Uzuv, reçine soğuyana kadar yumuşak deri parçasına sarılı olarak bırakılır. Uzuv gene yumuşak durumuna geçmiş olur. Bu yöntem bir kaç kez yinelenirse uzuv güçlenip kalınlaşır
( Tabiii kopmadıysa... Ama daha risli olanı da var... Heyecan ve renk katabilir hayatınıza... )
3) Çamsakızı ile balmumunu kalkerli poliple, çirişotuyla ve kunduracı tutkalıyla iyice karıp uzvunuza sürebilirsiniz.. Uzvunuzun boyutlarının geliştiğini göreceksiniz..
(ya da bir daha uzvunuzu hiç göremeyeceksiniz....Herşe yde bi hayır vardır derler ya, erkeklikten kadınlığa geçişin bir vesilesi olabilir. ...)
4) Bir şişeye, şişenin alabildiği kadar sülük (suda yaşayanlardan) konur ve şişe yağla doldurulur. Sonra şişe güneşe (ya da ılık bir gübre yığınının içine) bırakılır. Isınan sülüklerle yağ tam olarak birbirine karışana dek şişe güneşte tutulur. Bu şekilde elde edilen sıvı, bir kaç gün boyunca hergün uzva sürülür Bu yöntemle uzvun boyutları iyice büyütülmüş olur.
(sonra da üzerine kelebek konsa ne hoş olur...)
5) Bir eşek uzvu bulunarak soğan ve bol mısırla kaynatılır. Sonra bunlar kümes hayvanlarına yedirilir. Bunu yiyen kümes hayvanları da pişirilip yenilir. Ayrıca, eşek uzvunu yağda kaynatıp eriterek elde edilecek sıvı hem uzva sürülebilir hem de içilebilir
(çoook merak ediyorum, acaba tarihte bu yöntem sebebiyle hadım ya da kurban edilen kaç tane talihsiz eşek vardır)
Bu Konuyu Paylaşın !