Gay olsak da, bu vatanın evladıyız di mi ama... Biz de erkekliğe ilk adımı sünnet olarak atıyoruz, sonra "ilk adım" dershanelerine giderek sınavlara hazırlanıyoruz, kazanamazsak "son umut" dersanesine gidiyoruz, bizim de şeyimiz kalkıyo, ve de biz de askere giderek vatana olan borcumuzu hakkıyla ödüyoruz.. Üstelik üniformaya da hastayız...
Biz de bir "Türk" erkeğiyiz... Üstelik erkekleri de çoook severiz... Ehhh, boşuna "gülünü seven dikenine katlanır" dememişler... Normal olarak her Türk erkeğinin anlatacak askerlik anısı olduğuna; çoğunluğu da anlatmayı sevdiğine göre bu zevkten Türk gaylerini mahrum etmemek, sevmeyenlere de sevdirmek amacıyla bu konuyu açayım dedim... Siz benim, askerlik anısı anlatanları -yani sürekli anlatıp içini bayanları kasdetmiştim- "salak erkekler" kategorisi içine dahil etmiş olmamı da lütfen dikkate almayın.. Esasen deriiin bir pişmanlık içindeyim.. Böyle bir başlık açabileceğimi öngörseydim, asla öle bi şi yazmazdım... Neyse...
Askerliğiniz nası geçti? Neler yaşadınız? Bizleri gülümsetecek anlarınız, anılarınız oldu mu? Ne umdunuz ne buldunuz? Çooook mu sıkıldınız? Yer-gök, dağ taş herif kaynarken, her delikten herif fışkırırken kendinizi nası hissettiniz? Gri ve mavinin çeşitli tonlarıyla bezenmiş o ortamda romantizmin ve duygusallığın hangi seviyesine çıktınız? Aşık olup da "bu herifin gay olup olmadığını nası anlasam, neresini koklasam" diye hiç düşündüğünüz oldu mu?
Hem bu anılar, askere gidecek olanlara da faydalı olur..
Gitmemiş olanlar da yorumlarıyla katkda bulunabilir... Nası olsa her genç Türk erkeğinin başına gelen onların da başına gelecek, şimdiden alışsınlar... Askerlik çok yakınsa "yaylalar, yaylalar..." şarkısını da ezberlemeye, söylemeye başlasınlar...
Konu pegoş tarafından (13.05.2010 Saat 23:06 ) değiştirilmiştir. Sebep: Konu başlığı eklendi...
Gece devriyedeydik, derken telsizle bir köyde hırsız görüldüğü söylendi. Köye yakındık ve hemen ulaştık. Hırsızın tarlaya doğru kaçtığını söylediler. Biz 4 kişiydik. Ben ve arkadaş tarlaya bir taraftan girdik ve biraz ilerlemiştik ki bir ses duyduk.
O an ikimizde MP5'lerimize mermiyi sürdük, arkadaş MP5'ini otomatiğe aldı (ben gerek duymadım) ve sese doğru ilerledik ama bir şey göremedik. Sonra bir ekip daha geldi ama 2 saat kadar aramamıza rağmen hırsızı bulamadık.
O gün hava zaten çok soğuktu ve yorgunlukla beraber uykusuzluk yüzünden iyice tükenmiştik. Sabah karakola geldiğimizde tüfek namlu kontrolünü yapacaktık.
Normalde tüfeğin ağzında mermi olmaması gerekir, bu sırada kontrol edilen bu zaten. Komutan da yorgun, uykusuz ve dikkatsiz. Arkadaş da öyle. Namlu ağzındaki mermiyi ve sarjörü çıkarmayı unutuyor.
Komutan tetik indir dediği an çocuk tetiğe bastı ve basmasıyla tüfek patlayıp, sarjörün yarısı dışarı fırladıO sırada komutan, bütün askerler ve karakolun hemen yanındaki okulda sıraya geçmiş öğrenciler ve öğretmenler, kısaca HERKES, yere atmıştı kendini
![]()
Konu IStillKnow tarafından (22.11.2009 Saat 04:36 ) değiştirilmiştir.
Askerliğini kısa dönem "er" olarak yapmış bir vatan evladı olarak öncelikle gözlemlerimi, değerlendirmelerimi sizlerle paylaşiiim...
Normal yaşamınızda, kurduğunuz düzende kesinti yaratması dışında askerliğin öyle korkulcak, endişe duyulacak bi tarafı yok esasen... Hatta, kafaca yorulduğunuz bi dönemde gidiyorsanız kafayı "sıfırlama", vücudu forma sokma gibi faydaları da var...
Askerlikte herşey sizin adınıza düşünülmüş, planlanmış olduğu için günü düşünmek, planlamak gibi bi derdiniz yok... Bugün, yarın, bi hafta sonra, bir ay sonra, hangi saatde ne halt edeceğiniz belli... Müthiş düzenli bir yaşam... ve de kafayı en az işletip, vücudu en fazla çalıştıdığınız da bir dönem.. Her sabah düzenli jimnastik, koşu... Sanki vücut geliştirme için kampa girmiş giibi düşünün.. Acaip fit oluyorsunuz...
Sonracıııma bütün gün işiniz gücünüz askercilik oynamak... Çocukken de en sevdiğiniz oyun diilmiydi? Hatta tıpkı saklambaç oynar gibi mevzileniyorsunuz... Hele gece eğitimi çok eğlenceli oluyor... "Düşmanlar" sizi görmesin diye yüzünüze karalar çalıyorsunuz... Çocukken böyle bi oyun oynamaya kalksanız, üstünü başıı kirletmişsin diye annenizden bi ton fırça yersiniz... Böyle bi dert de yok... Sür sürebildiğin kadar suratına... Toz toprak içinde istediğin kadar yuvarlan... Ohhh çocukluğuna geri dönüyosun...
Konulmuş kurallara aynen uyarsan hiç sorun yok..
Ufak tefek bazı hatalar için üniversite bitirip gönüllü ya da paralı kısa dönem er olanlara en fazla "fırça" var... Ama onları da hizaya getirmenin daha etkili yolu da bulunmuş, onlar yerine "zavallı çavuşun" dayak yemesi.. "Abiler yaa, düzgün yürüyün sizin yüzünüzden dayak yicez şimdi" derdi zavallım... Bunu duyunca, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırdım...
Mutfak nöbeti geldiğinde canla başla çalışırdım valla... Hiç dalga geçmezdim. Patatesleri özenle soyar, lahanaları, eti yine aynı özenle doğrardım... Bulaşık yıkamak da şenlikli olurdu... Dağ gibi bulaşığı, işbölümü yaparak kısa zamanda tertemiz yapardık.. Sabunlama, durulama ve kurulama ayrı ekipler tarafından yapılırdı.. Hiç kadın eli değmemiş, erkek marifetiyle yıkanan pırıl pırıl tabaklar filan... Pegoşçuğumun kulakları çınlasın...
(devam edecek...)
Çok ama çok yakın bir zamanda gidiyorum askere. Dönüşte yazarım anılarımı Hayal Aliciim. Sulu anılar olacağından eminim.![]()
hiç cinsel atraksiyonlar olmadı mı ya onca erkeğin içinde?
nebçim de askerlikmiş...![]()
Konu Blue-Alien tarafından (22.11.2009 Saat 21:19 ) değiştirilmiştir.
Valla olmadı Blue Alliencim... Aslında dışardan bakınca olurmuş gibi gelio tabiii.... Onca "erkekkk"... Sadece çeşit çeşit erkeğin olduğu,kadının olmadığı bir ortam...
Ama olmuyo... Olanlar varsa anlatsın...
Sebebine gelince...
Bi defa hükmedilen olduğun için kendini pek zavallı, çaresiz, "böcek" gibi hissediyosun... Tamamen "pasifsin" orda... Diğerleri de öyle gözüküyo gözüne... Hani hiç kimse çekici gelmiyo gözüne...
Cinsel açıdan uyarıcı olabilecek bi ortam da yok... Gri kapılardan, yarıya kadar maviye boyanmış duvarlardan nefret ediyorsun...
Sonracığıma...
Kimisi karısnı, kimisi anasını özlerken, bende en çok evdeki tuvaleti özlemiştim.. Yanii hem alafranga tuvaleti, hem de tuvalette yalnız kalmayı özlüyorsun... Lavabo başı muhabettleri, terlik sesleri, yan kabinden gelen pıtır pıtır sesler konsantrasyon diye bi şi bırakmıyo insanda...
Koğuşlara gelince..
kimisi için ayak kokusu cinsel açıdan belki uyarıcı olabilir.. ama ben de olmamıştı... Zaten koğuşlarda her daim ışık da açık oluyor... Çeşit çeşit pijamalı, eşofmanlı, uzun asker donu giymiş ortalıkda dolanan erkekler de pek seksi gözükmüyo doğrusu gözüne... Asker donlarını sanırım Cemil İpekçi tasarlamış...
Anlıcaaan kardeş, bi tarafını oynatcak hiç bişi olmuyo etrafında... bu yüzden de askerde yemeklere şap atıldığı gibi söylentiler de sıkça ortaya çıkıyo... Aslında şap map atıldığı filan da yok... atılmasına da gerek yok zaten... Ortam, abazalığı akla bile getirmiyor.
sunburn;162422]Çok ama çok yakın bir zamanda gidiyorum askere. Dönüşte yazarım anılarımı Hayal Aliciim. Sulu anılar olacağından eminim.
Heyy maşallah be... İşte bunlar Uçan Gayin aslanları...Canyoldası; yaşadım ama kısa zaman sonra yaşayacağım umarım anlattığın kadar kötü değildirSizler askere giderken gözyaşlarımı ben de tutamıcam valla... Hayırlısıyla vatana olan borcunuzu ödeyip dönün...
Sizin moralinizi bozcak da bi şi yok canım yazdıklarımda... Sonuçta öyle de böyle de "abazalık" derdiniz olmuyacak işte diyorum.. Tatil gibi bi şi... Fena mı yani? Savaşa da gitmiyosunuz yaa.. İyi tarafından bakın...
fiuuuuuuuuuuv bende terslik olmamasına sefindim![]()
22 yasındayım unıversıte son sınıf ogrencısıyım. hem kafamı mesgul etmemesı acısından hem de calısma hayatında ayak bagı olmaması ıcın askerlıgımı okulumu bıtırır bıtırmez yapmak ıstıyorum. cevremdekı bazı escınsel arkadaslarım rapor alarak askerlık yapmadılar. onlara da saygı duyuyorum tabı kı ama benım hayat gorusume gore bır erkek mutlaka ama mutlaka askerlıgını yapmalı. ama gel gelelım yıne de tereddutlerım var. itiraf etmem gerekırse korkuyorum sanırım cunku tam olarak neler yasayabılecegımı bılemıyorum. herkes baska baska seyler anlatıyor kafam karısıyor. kımsenın dedıgıne onem vermemek lazım en ıyısı yasayarak ogrenmek bılıyorum ama yıne de ınsanlık halı ıste ıster ıstemez ınsan tedırgın oluyor![]()
benim en büyük ama en büyük korkum askerlik... tüyler ürpertici.... offfff :S
ben edebiyat öğretmenliğini okuyorum 5 sene sonra biticek.... 25 yaşında askerlik yapıcam sanırım :S
Askerliğin en iyi hatırası, terhis anı.
Bir arkadaşım 29 yaşında gitmişti askere, döndüğünde hep söylerdi: "keşke mezun olur olmaz gitseymişim, ertelemeseymişim" diye. Ben de biraz onun etkisiyle mezun olur olmaz askerlik kararı aldırıp gittim. Iyi ki de gitmişim, oradaki bazı şeylere gerçekten de belli bir yaştan sonra katlanılmaz. O yüzden benim de tavsiyem: bir an önce gidin, ne olacaksa olsun; ertelemenin hiç bir şeye faydası yok.
Gideli tam bir yıl oldu, döneli 6 ay. Şu aralar asker uğurlamaları oluyor da, onun için farkettim. Ne çabuk geçiyor zaman. Oysa lise yıllarından itibaren insanın aklını kurcalayan bir şeydir askerlik: Nereye düşerim, nasıl geçer, neler olur? Bir de yüksek sesle asla sormadığımız bir soru: sağ salim döner miyim?
Aslında hemen herkesin askerlik anıları birbirine benziyor, detaylar farklılaşsa da. Uzun uzun yazmaya gerek yok.
Edepsiz mevzulara gelince: evet, orada her yer erkek dolu; ama dağ taş seksi erkek kaynamıyor ki bu ülkede. Askerde de bir-iki hoş tip elbette dikkatinizi çekiyor ama hepsi bu. Yakınlaşma isteğiniz yok, istek olduğunda da ortam yok. Sürekli etrafınızda bir kalabalık var; yatakhanede, tuvalette, banyoda, bahçede. Nerede kime asılacaksınız?
Asker fantazisi gay porno sitelerine olan bir şey sadece, gerçek yaşamda karşılığı yok.
Askerlikten niye korkasınız yaşıtlarınızla dolu kocaman bi aile ordakilerde sizin gibi bu endişeleriniz gidince ortadan kalkcak emin olun.Gay olduğu gayet belirgin tiplerde vardı bizim orda kimseninde onlara tavrını görmedim.Zaten gidince kendi arkadaş grubunuz ister istemez oluşuyo ilk günler biraz melankolik aşırı duygusal oluyosunuz ama sonra açılırsınız fazla açılmayında
![]()
O ooo daha önünde uzzzn süre var orgnk_şekercim... Mezun olunca mastera başlarsan, iki yıl daha üstüne koy... sonra da doktora filan dersen eder 10 sene... O zamana çoook şeyler değişebilir... Süre kısalabilir, bakarsın bi haftaya iner, ya da askerlik zorunlu olmaktan çıkabilir filan...
Yaaa bi de bakarsın gaylerden özel bi birlik de kuruyolarmış... "Gay tabur komutanlığı"...
gay tabur komutanlıgı da ıstemem şahsen. her turden ınsan neden saygı cercevesı ıcınde askerlık yapamıo
Bu Konuyu Paylaşın !