20-30 yaş arasında anlamandan daha iyi bence... düşünsene hoş bir hatunla aynı yataktasın ama faaliyet yok. "Ya hayatım kusura bakma ama sanırım ben gayim.. Abin ne iş yapıyordu senin?"
sıkıdost bir harikasın çok güldürdün ya nereen buluyorsun bu sözleri sanırım ana depoda çok fazla çok güldüm ya
ben hiç hatırlamıyorum ne zamandı ama çok ufakken hep erkeklerdi işim gücüm15 yaşındayken hamamda keseci bizi keselerken taciz ederdi pipimize elleyerek sonunda hain adam muradına erdi odasına götürdü ve o tazecik pipimizle doya doya oynadı ve ilk ilişkimi onla yaşadım devamıda geldi işte
ben ilk 14 yaşımda komşumun oğluyla ilişkiye girdim ve o aldığım zevk beni gaylığa itti...pişman değilim daha sora çocuk taşındı bi daha bulsam yine yatarım![]()
açıkçası daha önce de erkeklere ilgim wardı ama tamam ben gayım die geçen ilkbaharda anladım.o zamandan beri net ortamına falan takıla takıla bu günlere geldik![]()
ya türkiye gibi biyerde gay olmak çok zor toplumdan dışlanılıyor,
ama ben ginede çok mutluyum ve kendimi şanslı olarak nitelendiriyorum![]()
lise OUT escinsellik IN
Bazı açılardan benimkiyle benzerlikler olduğundan çok hoşuma gitti doğrusu bu yazı...
Ben de erken sayılabilecek yaşlarda erkeklere ilgi duymaya başladım... ilk aşık olduğum kişi erkekti... 15 yaşındaydım... Tabiii sadece platonik olarak kaldı... O yaşlarda özellikle basket oynayanları seyretmek çok hoşuma giderdi...
Bu ilgi beni hiç rahatsız etmedi... Ama açılabileceğim hiç kimse de yoktu... Bu ilgimi farkeden de... Çünkü dışarıdan belli olmuyordu... Bu açıdan roggerrabit gibi dışlanmadım... ama ben dışladım... çekingenliğimle, utangaçlığımla, antisosyalliğimle... Antisosyallikle, çalışkanlık arasında doğru orantılı bi ilişki olduğunu hep düşünmüşümdür... Öğrencilikte de, iş yaşamında da çalışkan oldum hep... Ehhh magayzin'in de çalışkan üyesi olmamdan da belli di mi... Haa bu arada bana bi kız ilgi gösterdiğinde de şaşırıyordum... Kadınlarla ilişkim oldu.. biseksüeldim... Giderek kadınlara ilgim azaldı, azaldı ve sonunda yok oldu....
Daha ufacık bir çocukken babamla atçılık oynadığımız bir gün içimden bir şeylerin kaydığını hissetmiştim. Dizleri üzerine çökmüş babamın beline ayaklarımı dolamak, yürüsün diye deh deh poposuna vurmak... Daha önce hiç hissetmediğim bir zevk duyduğumu daha dün gibi hatırlarım. O zamanlar tabii ki böyle yorumlamamıştım ama galiba ilk cinsel hislerimdi yaşadığım.
Çocukken misafirlikten eve geç saat dönmelerimizde arabanın arka koltuğunda uyuyor numarası yapardım, başımı yavaş yavaş babamın kucağına düşsün diye uğraşırdım, kalbim de gümbür gümbür atardı. Çocuk aklıyla numara yaptığım anlaşılmamıştır umarım.
O dönemde tvde yayımlanan dizilerdeki ("Atlantisten gelen adam", "Galaktika" vs.) yakışıklı amerikan aktörlerinin temiz tıraşlı, kemikli yüzlerine, düzgün tıraşlanmış kafalarına ve tabii ki pantalonlarının önündeki kabarıklıklara takılırdı hep gözüm.
Evimizde bir "cinsellik ansiklopedisi" vardı, içinde de yakışıklı mı yakışıklı ve yarıçıplak adamlar... Başka bir ansiklopedideki üzerinde sadece don olan ve insan vücudunu tanıtan adama hiç de bilimsel olmayan gözlerle baktığımı hatırlıyorum. Arada da (artık ayıp olmasın diye) kadın vücutlarına bakar, ileride bunların neresini sevebileceğimi düşünürdüm. Zamanı geldiğinde, sanki sihirli bir değnek dokunmuşcasına bir anda kadınlar için deli olmaya başlayacağım sanırdım.
İlk cinsel deneyimimi üniversite bittikten sonra bir erkek arkadaşımla yaşadım. O sıra evlenmek üzereydi, hatta düğünden önceki gece bile beraber olmuştuk. Neyse daha olgun ve deneyimli kişilerle olduğum dönemdi ve kendimin de bir yaşa gelince evleneceğini, bir şekilde aile reisliğini kotaracağını düşünürdüm. Platonik olarak aşık olduğum, hayatımı adayabileceğimi düşündüğüm kızarkadaşlarım oldu, belki olaylar farklı gelişseydi şu anda başka yerlerde başka şeyler yapıyor olabilirdim. Yaşadıklarımı ise hep bir gün bırakabileceğim bir alışkanlık olarak görüyordum. Sevdiğim biri ile mutlu bir cinsellik yaşayabileceğimi, erkeklere olan ilgimi unutabileceğimi sanıyordum.
Tâ ki azgın kızarkadaşım kendini bir şekilde evime attırana kadar xxxxx Galiba o an anladım (bi değil de) gay olduğumu.
Şimdi, öncesine göre ne çok daha mutluyum, ne de gururluyum. Rahatlamış hissediyorum ve kendimle daha samimi olduğumu...
Konu pegoş tarafından (07.03.2010 Saat 00:59 ) değiştirilmiştir. Sebep: Forum içerisinde erotik hiakayeler yer vermiyoruz... xxx olan kısım editlendi...
Çok içten, güzel yazmışsın... Öykülerimizde farklılıklar kadar ortak noktalar da çok oluyor.. Platonik aşklara eğilimli olmak bunlardan biri galiba... Benim de üniversitedeyken "platonik olarak aşık olduğum, hayatımı adayabileceğimi düşündüğüm kızarkadaşım" oldu... O kıza ilgimin cinsellikle ilgili boyutu hiç yoktu, hayal dünyamda bile... Buna karşılık hayal dünyamdaki cinsellikte daha çok erkekler yer alıyordu... Bu da çok hoşuma giden bir "oyundu"... Kendi kendime oynadığım bir oyun... Elbette aşık olduğum o kıza "cinsel açıdan ilgi duyup duymadığımı" zaman zaman sorguladığım oldu.. "ehhh cinsellik de yatakta olacak herhalde" vb cevaplarla geçiştirdim. Çünkü bu platonik aşk hayli uzun sürdü... Hergün onunla birlikte olduğum halde aşık olduğumu bi türlü söyllyemiyordum.. "çok yakın arkadaşım, dostum" oluvermişti ve bundan da çok memnundum. Cinsellikle ilgili boyutu ise bam başka bir dünyada yaşadığım için ona ihtiyaç duymuyordum. Bir gün onun başkasına aşık olduğunu duyunca, hem de duyduğum anda, "söyliyiverdim ona olan uzatmalı aşkımı"... Güldü tabii... mecburen ben de güldüm... Haklı olarak "ama, ben senin bu ilgini hiç farketmedim, farketseydim ne olurdu onu da bilmiyorum, bunu da değerlendirebilecek durumda değilim çünkü şu sırada ben de bi başkasına aşığım, böyle durumlarda duygular belirleyici, değiştirmek elimde değil ki... ayrıca seni arkadaşım,dostum olarak da çok seviyorum" dedi... Aslında beni de ona çeken onun dostluğu, arkadaşlığıydı.. sonra, zaten sevdiği biriyle evlendi.. Bu dostluk hala devam etmekte... Benim eşcinsel yönelimimi, hatta magayzine yazdığımı bile bilen bir dostum, buraya yazdığım yazıları değerlendirmesini istediğim "eleştirmenim"... Bazen burada yazdığım bi yazı çok hoşuma gittiiğinde, çoook uzaklarda bile olsam, "okudun mu kız" diye telefon açıyorum, okumadıysa da ilgisizliği nedeniyle fırçalıyorum
İlk doğru düzgün cinsel ilişkiyi de üniversitedeyken bir başka kız arkadaşımla yaşadım... Aramızda aşk filan yoktu ama hergün sohbet ettiğim yakın bi arkadaştı... O, abazalıktan çok fena bunalıp, bir gün aniden dingili kırmiş "azgın" bir kız oluvermişti.... yeterrrrr artık diyerek akdeniz kıyılarında bir tatil yerine kendini soluk soluğa bir hafta sonu atmış ve rahatlamış vaziyetlerde de dönmüştü... Onun o azgınkığı birden beni hayal dünyamdan kopartıverdi... Çünkü artık, haftasonlarında nasıl biri / birileriyle neler yaptığını en ince ayrıtısına kadar bana anlatmaya başlamıiştı...Anlatmayı unuttuğu ayrıntıları da ben sormaya başlamıştım zaten... "ee söölesene kızım, kılımıydı-kılsızmıydı, büyükmüydü yoksa kalın mıydı, peki şişman mıydı?" gibi sorularımla konu derinleştirilirdi.. zaten o da anlatmaya "offf lokumdu lokum... " diye başlardı... Haftabaşı gelsin de, neler olup bittiğini, nası bi "lokum"un tadına baktığını dinliim diye can atardım doğrusu... Acaaip tahrik edici bir durum... Anlıyacağınız "hayallerim" tecavüze uğramıştı... Daha fazla, daha fazla ayrıntı istiyordum... Çılgına dönmüştüm... Ehhh bu durumda onu, yatakta dinlemekden başka çare kalmamıştı zaten... Cinsel açıdan hayli tatmin ediciydi... Bu gazla, devamı da geldi... Başka kadınlarla da ilişkim oldu ama hep hayal dünyama geri dönüyordum ve orada yalnızca erkeklere yer vardı.. Bu özlemle, kadınlara olan ilgi de azaldı, azaldı azaldı... ve tamamen yooook oluverdi...
Konu Hayal Ali tarafından (07.03.2010 Saat 09:14 ) değiştirilmiştir.
ben 12 yaşında anlamıştım lezbiyen olduğumu. çocuklukta da vardı tabii olan bir şeyler, yani kimin yoktur ki? ama ilk defa 12 yaşımdayken aşık oldum birine. o da boş değildi, öyle söyledi yani, ama sonra çok berbat bir şekilde reddedildim. o 2 yılı düşününce aklıma gelen yegane şey yatağıma uzanıp duvarı yumruklayarak bağıra çağıra ağladığımdı, bir de anneme dert yanmalarım.. "anne ben çok seviyorum!"
ailem biliyor. gidip "ben lezbiyenim ahali" demedim tabii, de çok fena yakalandım, sonra da itiraf kısmı geldi tabii. tepkileri çok kötü olmadı gerçi ama biliyorum ki günün birinde orta halli zengin bi adamla evlenip bir kızım, bir de oğlum olmasını bekliyorlar. umutlarını yıkmaya da içim elvermiyor. ama sahiden, bu ülkede eşcinsel olarak varolmamız çok zor. din, önyargılar, yaradılış vesaire. ama bu zamana kadar özgürce yaşayabilmeyi başardıysak, bundan sonra da yaşayabiliriz gibi geliyor. en azından ben böyle umuyorum.
ilk ereksiyonumu bir erkeği düşünürken yaşamak ister istemez insanı düşündürüyor. ya ben gay miyim yoksao çocuğuda hatırlıyorum ortaokulda ön çaprazımda oturuyordu. gözleri şaşıydı boyuda benden kısaydı ama gönül işte ilk onu bulmuş ona konmuş demek ki
ben hemen kabul etmedim tabii ki uzun süren bir inkar sürecinden sonra kendimi kabul edebildim. bazen hala ara ara inkar edesim geliyor
![]()
......................... ......................... ......................... ......................... ......................... ..............
Yaaa 30x34y ciğim, seni bence o çocuk baştan çıkarmış... Kim olsa tahrik olur valla... Gözleri şaşı olduğundan senin suratına bakarken, başka bi tarafına devamlı baktığını zannetmişsin...Üstelik boyuda kısa olduğundan onun tam hedefe kilitlendiğini düşünmüşsün... Ehhh bu da seni doğal olarak tahrik etmiş tabiii... Çooook normal... hani görünmez kaza diye buna derler... Allah onu şaşı yaratmasaydı, sen de gay olmıcaktın... Seni doğuştan diiil de sonradan gay yapmış.. Kısmet işte..
evet bence dogru bir tespit güzel bir saptama yapmışsın Hayal Ali cocuk şaşı olmasaydı....
![]()
Kendimi bildim bileli..
Kabulenmemse, anca 17 yaşıdmayken gerçekleşti![]()
Sonradan anlamadımki öyle doğdum![]()
yaaa tabi ki katıksız, safkan gay olduuuğundan kuşkumuz yok kardeş...
Doğar doğmaz mı anladın?
mesela hastanedeki bebek odasında diğer bebelerin pipisini gördüğünde huzura kavuşup ağlamayı kesiomuydun?
eve getirildiğinde, sürekli ağlayıp milleti uykusuz bıraktığında susman için "gay porno" mu izletiolardı?
Ahhh aklıma bi Nasreddin Hoca fıkrası geldi... Ama önce şunu söyliyeyim.. Eski el yazması metinlerde (14-16 yy dan söz ediyorum) ki Nasreddin Hoca fıkraları, okul kitaplarında okuduklarınıza hiç benzemez. Bugünün değerleriyle hayli "müstehcen"dir. Ehh o zaman internette olmadığına göre, el yazması metinlerle insanlar idare etmek zorunda... Neyse fıkraya geçelim...
Nasreddin Hocanın karısı, komşuya mı, alışverişe mi artık her neyse bir yere gittiğinden bebeğe (jn. Nasreddin) bakma işi de hocaya kalmış... Uzunca bi aradan sonra karısı eve geldiğinde, beklediğinin aksine mışıl mışıl uyuyan bebekle karşılaşınca doğrusu çok şaşırmış... "Yaa hoca meme verme zamanını çoktan geçirdim, bu zavallım hiç mi uyanmadı, karnı acıkmadı mı, ağlamadı mı hiç?" diye merakla sormuş... Hoca, "uyandı tabiii ama ben doyurdum" diyince kadın daha da meraklanıp nasıl diye sormuş.. Hoca hemen karısının merakını gidermiş " Sk.imi yoğurda bandırıp bandırıp ağzına verdim"...
Tekrar ediyorum bu fıkrayı uyduran ben diiilim.. eski metinlerden... (kaynak: dünyaca ünlü folklor bilimcimiz prof. Pertev naili Boratav'ın Nasreddin Hoca adlı çok önemli kitabı... Nasreddin Hocayı inceleyen en iyi bilimsel çalışmadır)
Hayal Ali nolur hitab ederken ''kardeş'' kelimesini kullanma buz gibi soğurum senden![]()
bacım de bacım kardeş ne yaff![]()
Mesajınızda;
Mail Adresinizi veya Telefon Numarası verirseniz,
Küfür ederseniz,
Konuyla alakasız bir başlık atarsanız,
Mesajınızın tamamını büyük harfler
veya
puntolar kullanarak yazarsanız,
Mesajınız SİLİNİR ayrıca siz BANLANIRSINIZ
Bu yüzden hetoro forumlarda bana fenalık geliyo ''kardeş'' ''gardaş'' amanın![]()
Bu Konuyu Paylaşın !