Aşk nasılda büyülü bir bilmece, nasılda mucizelere gebe bir olgu... hiç birşeyin koynunda kanatlarının altında bulamıycağımz bir huzur ve mutluluk yaşatıyor bize... aşık olunca nasılda bir oluyor hasrteler nasılda mecbur oluyoruz sevmeye öğrenmeye...
Herkes bildiği duyduğu yada kendi yazdığı
aşk sözlerini
aşk cümlelerini
guzel aşk mektuplarını burada paylaşsın : ))
Sen gülen yüzün ve her daim karışık kafanla, içimde öpüşme istegi uyandiran nadir adamlardansın.Yine de gözlerin açıkken utanıyorum, ama hayalimde bana bakmazken seni öpmek çok güzel. Gerçekten hayalimdeki gibi misin… sanmiyorum. Belki de daha iyi.. ya da yanından bile geçmiyorsun… komik ama bilmiyorum. Yanına sokulmaya korkuyorum. Korktuğum tek adamsın.
Tanımıyorum seni ama sakin duruşun rahatlatıyor, güveniyorum. Herşeyi kendim yaparım, buna alışkınım, belki de ilk defa beraber yapabileceğimizi düşünüyorum. Henüz sana dokunmadım. Elini tuttuğumda kalbim yerinden çıkar mı diye korkuyorum. Sonra elini belimde düşünüyorum, beni kendine çekiyorsun. Nefesin sıcak, gözlerime bakıyorsun… gülümsüyorum!
Sonra nefes bile almadan göz göze duruyoruz dakikalarca. Böyle de konusur insan.Anlatıyorum, gözlerin doluyor…..Etrafta çıt yok, dakikalar donuyor. Sonra bir adim geri atıyorum. Sen sabit, kollarin yanda bakiyorsun sadece… yine karışık bir kafayla. Dönüyorum evime gidiyorum , sen de …kendininkine.
Aşk korkutur.. bu seferlik pas geçiyorum. Kimbilir tekrar nerde ne zaman karşılaşırız… belki o zaman daha cesur olurum, ama söz vermiyorum. Sakin beni bekleme!
Üzerimden bir yük kalkmış gibi, biraz rahat biraz özgür daha hafif hissediyorum. Evdeyim… ama çok sürmüyor bu rahatlık, sanki beraberdik de ayrılmışız gibi özlüyorum… Hiç söylenmemiş sözlere, yaşamadiğımız anlara üzülüyorum. Ama pişman da değilim.. Belki de bu kadar çabuk kabullenmene içerledim. Belki de gitme dersin diye bekliyordum…Gözüm hep telefonda, çalsa ya! Hiç birşey yapmadan oturup duvara bakıyorum, aklımda yine sen.
Sonra sızıp kalmışım…o güzel rüyalardan biri daha. Bu sefer başka bir şehirdeyiz, akşamüstü olmuş, havada bahar kokusu, üzerimde çiçekli bir elbise. Bir okulun önünde miyim neyim, ya da bir terminal… Merdivenlerdeyim, etrafta birsürü koşuşturan insan.. Tam merdivenlerden inecekken telefonum çalıyor. “nerdesin” diye soruyorsun. Nasıl yani, aradan zaman geçmiş yıllardir görüşmüyoruz, ve beni arayip nerdesin mi diyorsun.. şaşırıyorum ama cevap da veriyorum. Detayli bir tarifin tam ortasindayken “hangi kapi” diye soruyorsun. Buralardasın! Bakınıyorum… kafamı çevirdiğimde gözgöze geliyoruz, durmuş bana bakıyorsun. İki… üç… dört… saniyeler geçiyor , ama ikimiz de hareket etmiyoruz. Gülüyorum… gülüyorsun. sonra ben merdivenlerden koşarak iniyorum.. aynı filmlerdeki gibi, sarılıyorum sana… telefon çalıyor yine ..gökyüzü yankılanıyor.. uyandım. gerçekten de telefon çaliyor… ama yetişemiyorum…sen miydin acaba?
Bir bardak su… rüyayı düşünüyorum.. hayalin bile beni gülümsetiyor.
Aşk bu kaçamazsın… telefona uzanıp bir nefeste çeviriyorum numaralarını…. evde yoksun!
Oysa sen de eve gidersin diye düşünmüştüm.. demek ki dişardasin, belki de hiç birşey olmamış gibi rahat.. Belki içiyorsun arkadaşlarınla, bol kahkahalı müzik dolu bir gece. Herşey yolunda senin için , hiç için yanmıyor, midende benimkini kemiren böceklerden yok belki de. Üzgünüm ,şimdi rüyanın büyüsü de gitti…televizyonu açıp kafa dağıtsam mı… zaten başka yapacak ne var ki…
Kapı çalıyor.. bu saatte kim gelir ki … kalbim büyüyor.. ateş basıyor birden.. korkuyorum.. kapım çalıyor!
Aşk bu hissedersin… kapıyı açıyorum… hoşgeldin!
Sanki ilk defa üzerime düşüyor aşkın taneleri
sanki ilk defa her yer aşka boyandı ve
ve mucizeler...
Hayatın bana sunduğu tüm güzelliklerin zirvesindeyim artık
Aşka ve mucizelere o kadar yakın hissediyorum ki kendimi, bu tarifsiz gücüm, bitmeyen sabrım bundan olsa gerek...
Sır, sıra kelimeleri, pek şirin biraz da bilmiş ifademle, yan yana dizmesini iyi bilen ben, kalakaldım öyle bir şaşkın, bir gülen, bir ağlayan...
Geceler beraber yatarken Derin bir nefes alıp kokluyorum aşk masalımın kahramanımı yani seni… Evet sen benim aşk masalımın benim dünyamın kahramanısın sevgilim...
Seni ilk tanıdığım günden beri başarırız bu aşka tutunuruz dedim
Senden önce ben çok üzgündüm…
Ellerin ellerimden hiç ayrılsın istemiyorum
Bu aşkla da taçlandırıldığım için hep şükrediyorum : ))
orgnk_seker
aşk tarif edilemez bir deneyim bir yaşantı ,
Aşk içimi ısıtan bir volkan ,
Aşk Okyanusta beni Sürükleyen Bir yelkenli
Aşk Cıvıl cıvıl içimizde Bir kıvılcım ,
Aşk Onu Sevmek ,Saymak ,Değer vermek ,kırmamak,
Aşk Beklediğim Bir Dürtü ,
Aşk Dünyanın heryerinde , Kullanmasını Bilene =)
Hayırdır iişallah orgnk_şekercim... Döktürmüşsün bakıyorum...
Aşkınızda bi zayıflama filan mı var da, aşk ateşiyle oluşmuş içindeki "koru" dışarıya boşaltıyorsun ? (aman allah korusun)
Yoksa, yeni bir aşkın başlangıcındaki kıvılcımlar mı?
yoksa
öbür tarafta (Aşk budur işte...) hızını alamayıp "aşk"ını ayrı bir başlıkta ölümsüzleştirmek mi istedin ?
Hangisi?...
hayalali'cim yok ya Allah'a çok şükğr bir zayıflama felan ama sadece her ilişkide olan klasik sorunlar bizdede oluyor bu klasik sorunlar bazen çok canımı sıksada idare ediyoruz : ) herşey iyi çok şükür
yeni bir aşk kıvılcımı felan tabikide asla olamaz : ))))
ya ben bu tarz yazılar çok yazıyorum : ) bunlarda o yazılardan bir kaç tanesi sadece ara ara paylaşabilirim : )
yani ben çok rahat hayata diar ve aşka dair yaızlar yazabiliyorum... ama suan nedense bir ilhama ihtiyacım var bir yılbvaşı mektubumu yazıcam ama en iyisi olsun istiyorum bi kaç tane yazdım ama içime sinmedi... onun derdine düştüm
ne yapıcam bılmıyorummmmm![]()
buda benden olsun........
KİMSE
zamanı yıllarla tartanlar
yanılırlar
hiçbir şey tartılmaz başka bir şeyle
hatta çoğu zaman kendiyle bile
yaşanır, içini tohuma bırakır
geçer gider
geçmez sandıkların bile
hiçbir geçen tartılmaz kalanla
neyin kaldığını çoğu kez kendi de bilmezken insan
kimse kimse kimse
sahi kimse
ya da hiç kimse
söylediklerimden çok
sustuklarım
seçtiklerimden çok
reddedilmek için
ne kadar varsam
o kadar kimseyim kendime
güç kötü bir şey
kaderken de
kaldıramazken de
güç kötü bir şey
güçlüyken de
güçsüzken de
kaldığın yerden devam etmenin karanlığı
benzemiyor hiçbir çaresizliğe
kimin kaldığı yer var ki dünyada
kaldım sandığın yer
bizden geçendir çoğunlukla
içimizi parçalaya çoğalta
hâlâ gittiğim sona aceleci adımlarla
bütün iş birinin dediği gibi,
yavaşça acele etmek aslında
ölene kadar yavaşla işte
ölene kadar yavaşla
ne başkalaştırırsan o kadarsın
başkalarının imtihanlarından büyük gelecekler umma
çaresizlik bile bizden bir başkası yapmaya yetmez
bize biçilmiş döngüye katlanırız yalnızca
bir bakıma hiçbir yerdeyiz
bir bakıma yalnızca buradayız
var oluşumuzun ağırlığı altında ezilirken yapayalnız
ait olduğunu sandığın bütün grupların içinde yapayalnız
reddin imkânları sayım kayıpları yoklama kaçakları
sanma ki hayat bizi bekler başka kıyılarda
oysa biz buradayız
halsiz, kanıtsız
yılların neyi tarttığını bile bilmeden
kendi gücümüzün altında azala azala
kollarımız kadar kulaç kalplerimiz kadar sahil
hiçbir adanın almadığı yalnızlarız,
tamamlanmamış haritasında
define ve varlık
geleceğin tarihe dağıttığı kayıplar
bir gün birbirini bulmanın umuduyla
gölgemizle barışmanın uzun yolculuğu: büyümek
kendiyle tanışmayı erteler insan çoğu zaman
hayat yanlışlarla kısalır
başka biri olarak girdiğimiz bir kapıdan
bir diğeri olarak çıkarız
gündeliğe katlanmak için başkalarını kandırırken kendimizi yanıltırız
içimizi denerken yüzeriz farklı yüzlerle kendi içimizde bile
bu yüzden aşk yalnızca bir fikirdir
bu sefer gerçekleştirdiğini sandığın bir fikir
hep öyle oldu bende
hep saklı kaldı içimdeki anahtar
ve hep aynı kilitte kırıldı
fikirler de zamanla değişir
kırıldıkları yerde
kırıldıkları yer her şeyi değiştirir
zamanla bir şey söylemez artık kırılmak bile
sonra başka bir başlangıcın kapısında
aynı korkularla kalakalırız
daha önce de söylemiştim:
kimse yoktur kimsenin kimsesizliğine
her şiirin gizi başka bir şiirle
açıklar kendini
demiştim ya, hep öyle oldu bende
böyle katlandım kimsesizliğe
o birini ararken bile biliyordum
hiç kimse yoktu hiç kimse
MURATHAN MUNGAN
Aşk diye bişeyin olmadığını düşünüyorum şahsen,okudum sizin yazdıklarınızı hiç içlenemedim nebilim bendedir belki sorun ama nebilim işte belki yediğim kazıklar biçok şeyin gerçeğiyle tanıştırdı beni aşk denilen şey cinsel arzunun tavan hali bence ''benim tek dostum içkim sigaram,onlarda olmazdı olmasa param dünyada dost denilen kelime yalan'' bu şarkıyı hepseverdim zaten artık doğru söylediğinide bizzat tecrübe ettim aşkı bi kenara bırak yalanın en büyüğü kanki ayaaa aman ha arkadaş edinin ama kanki asla.![]()
aaaa skandalll
ne demek aşk diye birşey yok bence aşk dünyanın yaşanabilir en büyük ama en büyük olgusu : ) müthiş bir duygu hatta her insan hayatta yaşamalı{tabi leon'cum düşüncelerine saygım var sakın yanlış anlama}
ya bence hayat seni olgunlaştırdığı zaman yaşadıklarından tecrübe kazandığın zaman aşktanda zamanla kazık yemiyorsun canın bi öncekinden az yanıyor ve aşkı nasıl yaşıycağını daha iyiöğrenmiş oluyosun.. bence aşktan yenilen kazıklar insanı bu sekilde küstürmemeli
cinsel arzuların tavan yapıldığı zamanlarda bunun aşk sanılması sadece toy olmaktan ve tecrübesiz olmaktan kaynaklanıyor : )
bunu ayırt edebilen insanlar için aşk dünyanın en güzel şeyi : )))
Bu duyguyu bi türlü anlayamıyorum...Belkide hiç aşık olmadığımdandır, eminim onndandır...Ama açıkası olmakta istemiyorum;çünkü ''A.Ş.K'' bana kendini kısıtlamak gibi geliyor...İstiyerek kendini sınırlamak gibi bişey bi kişiyi sev ve onun ol...Ya diğerleri...Onun için acı çek...Ya sen sen hakediyomusun bu acıyı...Suçlu sen bile olsan...Hiç bir canlı acı çekmeyi haketmiyor...Dünya geniş ve milyarlarca insan yaşıyor içerisinde...Neden kendini kısıtlıyorsun...Çevrene bir bak ve gör neler,kimler var yanında...
Çokmu duygusuzum ne...
Neyse hatam varsa affola =)...
...
Orgnk_şekerciiiim, doğum günün kutlu olsuuuun.. hep kalbin aşkla, sevgiyle dolu olsun...
Sana Küçük İskender'in bir şiirini hediye ediyorum... Bakma onun "kalbim yok" deyişine, kalbi olmayan biri yazabilir mi hiç böyle bir şiiri?
Sevgiyle
ARTIK KALBİM YOK
artık kalbim yok ağladığımda sana
düşündüğümde seni artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak
köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi
nasıl ağlayarak denize dökülürse
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim yok!
YOK!
Küçük İskender
Büyüğünü duymuştumda küçüğünü bilmiyorum kim bu Küçük iskender![]()
Küçük İskender'i "ekşi sözlükte biri şöyle tanımlamış ;
"cinsel tercihini tukiye gibi bir ulkede saklamadan, korkmadan acikca soyleyen bir şeye tepki koymak istediginde serbestce hicbir kural tanimadan koyan anar$ist ki$ilik."
evet aynen öyle...
Aşk şiirlerini bir erkeğe yazdığını da söylemişti,... Yanılmıyorsam, şimdi fenerbahçede oynayan eski GS lı futbolcu Emre Belezoğlu'ndan hoşlanıp bi şiir yazmıştı..(yanılıyor olabilirim, emin diiilim, öööle aklımda kalmış). Emre tabi bundan hoşlandı mı bilemem...
şiirleri çok hoştur. Listesi için bakınız Vikipedi ya da www.kucukiskender.com
kaynak: www.dosthane.de
28 Mayıs 1964’te İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde beş yıl okuduktan sonra ayrıldı. Bir süre de İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde öğrenim gördü. 1985 yılından itibaren çeşitli edebiyat dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanmaya başladı. İlk ve uzun şiirleri Adam Sanat Dergisi'nin hemen her sayısında yer aldı. Temalarında alışılagelmişin kimi kez tam karşısında yer alan, polemikçi, başkaldırıcı şiiriyle sadece 1980'li yılların değil tüm Türk şiirinin en gözüpek şairi. Fazlaca karışık ve yer yer fazlaca uzun ve çoğaltımcı şiiri özgün çarpıcı başarı düzeylerine de ulaşabiliyor. Geleneksel yöntemler kullanarak yazdığı divan tarzı şiirleri, gazelleriyle de dikkat çekiyor.
BİR GECE ŞAH’ESER
İMPARATORU FUZULİ BİR
DELİKANLILIK YAPTI İSE
BEN BUNU YAZDIM
Arkadaş’a
beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
gölgemi bir vapurun saadetine vermişken,
zeki müren'den hicaz makamı şarkılar dinlediniz
ama dönüp arkama bakabilmeliyim kaç kişisiniz
nerden gelmişsiniz neler giymişsiniz
elimde bir demet letafet çiçeği de,
tavanı kırmızı, duvarları beyaz badanalı
bir odada bir arada bir ara olmalıyız, hatırladınız
bıçak sapı gibi gülümsememe de izin vermelisiniz
- babam bana küstü, döv onu babaanne
çıngıraklı yılanlar almıştın hani bana yaşgünümde -
gerdanımda genç kızların çılgın tortusu ve soğuk su,
oramda buramda buram buram ilkaşk kokusu,
işte ben trenleri biraz da bu yüzden severim
ne çok severim bilemezsiniz
beni bir pazar gecesi siyanürle vurun!
palyaço makyajı yapmış olayım, gülün önce
amuda da kalkayım, telde de yürüyeyim filan
size nadide karanfil kolleksiyonumu göstereyim
kayısı gülü çocuklarımı, arılarımı da,
tenezzüllerimi, biliyorum:
zeki müren'den hiç şarkı dinlemediniz
radyoda jean-sebastian bach çalıyor, bakınız
cam pervazındaki baykuşun
yok bir ayağı da
BİR MARTIYI AĞLATTIN SEN (20434 Hit)
bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale!
ah nasıl titredim tensiz
bir piyanist büküldü sanki
kesişen ayrışık doğrular gibi
çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
öyle düzgün suna bir elyazısı
yüzün yüzüme aksedince
yüzün ayna alnımda
yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!
bitmemiş bir ömrün yalanısın
sen: kabuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla
dudakların etle, şehvetle seferber
sen! bana inen son kutsal kitap
son fakir yatır
son aciz peygamber!
bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
Küçük İskender
Bu Konuyu Paylaşın !