Bu kadar büyük degildi şehir
Gök yüzü kapalı degildi
Böyle sessiz degildi insanlar
Parklar sıkıcı degildi
Rüzgar üşütmezdi beni
Geceler bu kadar uzun degildi
Yanlızlık korkutmazdı beni
Böyle duygusal da degildim
Anlaşılan ben sana hasretim..
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Alınma su gibi durulur öfkem
Bakarsın bir gün seni affederim
Hayıflan bu senin eserin bilesin
Giderken içimden bak diyeceğim;
Mevlaya sığınıp seni kalben Akladım
Yer yer yürek olup seni aşkla Hakladım
Bir gün dönüp beni ararsan kendine sor
Ben biterken kalbimi.....
Yüreğinde Sakladım....
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
lolacığım,
bu şiirler sanırım senin... Hepsi de çok hoş... Şiir yazmayı bırakma sakın...
anacığım kendine ait olsa altına not düşer kesin başka başka sitelerden yürürtüyodur
bin kere diyorum nerden alıntı yapıyosan oranın adresini yaz diyeama nerde yürüt babam yürüt alışkanlık olmuş bu kıza eee kocasızlık başa bela anacığım
![]()
Mesajınızda;
Mail Adresinizi veya Telefon Numarası verirseniz,
Küfür ederseniz,
Konuyla alakasız bir başlık atarsanız,
Mesajınızın tamamını büyük harfler
veya
puntolar kullanarak yazarsanız,
Mesajınız SİLİNİR ayrıca siz BANLANIRSINIZ
heheheheh yıllandıkça ekşirbu güzeldi. ama pegoşcum Lolanın da var kocası ama basından saklıyorlar ilişkilerini
göz önünde olmak istemiyorlar malum halka açılmak riskli biras.
Belki sen seksi el sıkışmakla aynı görüyorsun. Yürüyen, konuşan bir şekerleme çubuğu gibisin.
hadi ordan ziilli bazıları şiir defterimden ama ne zaman yazdığımı altına not düşmemişim.. tarihide kafadan yazmak istemiyorum açıkçası tarihli olanları altında belirtiyorum zaten.. bu arada teesüf ederim kim kocasız benmi hahahayyyyy bide kocalı olsan nolcam kimbilir xD futbol takımı kurarım heralde
evet hayatım haklısın bakkk pegoş just4love da biliyor ama yanlış biliyor kocam yok kocalarım var hahahayyyy . s![]()
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Kim Senin Yasanı Çiğnemediki Söyle
Günahsız Bir Ömrün Tadı Neki Söyle
Yaptığım Kötülüğü Kötülükle Ödetirsen Sen
Sen ile Ben Arasında Ne Fark Kalırki söyle
Ömer HAYYAM
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Sen...
Dağlarca, denizlerce uzaktaki sevgili,
Bilir misin?
Bende özlerim seni.
Sesini duymamış,
Yüzünü görmemiş olsam da,
Bir kere tenine dokunmasam da,
Özlerim, merak ederim seni...
Mesela gözlerini merak ederim,
İri mi? Siyah mı? Ela mı? diye.
Saçlarını merak ederim,
Uzun mu? Siyah mı? Kızıl mı? Diye.
Bilemiyorum ki...
Ben, seni bilmez,Sen, beni bilmezken,
Yüreğimdeki bu ateş niye?
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Sana
Kapamadım kalbimin kapısını
Gülüşlerini unutmadım
Sen Düşlerimde olmadan nefes alamam ki
Rüzgârın yön değiştirdiği yerdeyim şimdi
Sensizlikteyim
Dudaklarımı aralayıp
Hep söylediğim kelimelerdesin
Özlemlerimde, hasretimde, yalnızlığımdasın
Uykularımın en yorgun zamanlarında
Uyanıp ansızın gece yarıları
Yüzüme düşen sensizliğin hüznündesin
Unuttum sanma,
Ben nerde yaşıyorsam sen ordasın
Sana ne yazsam
Ve ne kadar anlatamasam dostlarıma
Bir o kadar büyürsün içimde
Ve bir o kadar gizemli
Şimdi
Hüznümün başa çıkılmaz anında
Bir sigara yakmalıyım önce
Kuytu akşamların
Senli vakitlerini düşleyip
Sesini anımsamalıyım yine
Tebessüm etmeliyim
Ve dünyanın en şanslı şairi olmalıyım
Sırf seni sevdiğim için
ve sana yazılan her duygum okunduğu için
Onur duymalıyım
Gittin biliyorum
Beni yiyip bitiren bir merak,
Yüzünü göremediğim günlerin acısı kalbimde
Ellerinde olamamamın çaresizliği
Ve yalnızlığımın baki kalması
Hep acı verecek biliyorum
Gündüzlerin aydınlığında
Kısıp gözlerimi semaya bakıp
Bir parça bulut arayacak gözlerim
Umut ederek yağmurun değmesini tenime
Bekleyeceğim.
Senin için yanan tenime
Biliyorum,
Dokunmayacaksın
Kayıp şehirlerin
Karanlık sokaklarında çaresiz kaldım
Ayaklarımda umudumun ağır prangaları
Ellerimde yokluğunun kelepçeleri
Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim
Sendeyim
Sana en az pencerene gelen bir serçe
Yolda gördüğün bir çocuk
Sahilde tek başına oturduğun bir bank
Gizli gizli ağladığını gören bir ayna
Ellerinden dudaklarına değen bir sigara
Üzerine alelacele giydiğin bir elbise
Uyumak için
Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık
Gözlerine düşen uykusuzluk
Okuduğun bir kitap
Canını sıkan bir insan
Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik
Ve hep beklediğin
Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim
Biliyorum ben sana dokunamadan
Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım
Biliyorum
Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp
Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın
Senin yerin orası biliyorum
Sokağımdan geçmesen de
Kokunu duymasam da en güzel çiçeklerde
Sırf yakın olmak adına
Balkonundaki bir kaktüsün dikenlerinde
Küçük ellerine batmak için
Her zaman dua edeceğim
Yoruldum inan
Düşler kurmaktan
Nefessiz kalmaktan
Boş bir evde
Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım
Yoruldum inan
Yoruldum sensizlikten
Her sabah soğuk suyu vurup yüzüme
Aynada kendimi mutsuz görmekten
En güzel günlerinde baharın
Sahillerde boş boş gezmekten
Durup durup sana yazdığım şiirleri
Duvarlara okumaktan
Ve cevap beklemekten bıktım inan..
Seni seviyorum
Seni özlüyorum
Diye söyleyemediğim
Telefonumun çalmasını beklerken
Yüreğimin sesini duyamadığım
Her an için kendime kızıyorum inan
Sana da kızıyorum
Beni bu boş âlemde
Sevgisiz bıraktığın
Yüzümü güldürmediğin için
Sesinin kulaklarımı okşamasını
Dokunamadığım teninde
Olabilmeyi
Şiirlerime güzelliğini yazmayı her fırsatta
Ne kadar istiyorum bilsen
Oysa
Yoksun
İçinde sana dokunamadığım
Seninle olamadığım bir dünyada
Bahar gelmiş
Çiçekler açmış
Gülmüş, ağlamışım ne önemi var
Ben yokluğunda geçen zamanı
Hiç yaşanmamış saydım
Biliyorum
Ölümüm seni düşünürken
Ve yanımda olmadığın bir vakit
Ansızın gelecek
sen hiç acısını çekmediğin yokluğumda...
Bilmeyeceksin bile öldüğümü
Ben hiç tamamlanmamış sayacağım
Gözlerimi kapattığım hayatımı
Ve verdiğim son nefeste bile
Acılar çekerken
Seni arayacağım
Biliyorum
Gözlerimin baktığı
Dudaklarımın seni sayıkladığı hiçbir yerde olmayacaksın
Ölümün acısı hafif kalacak
Sesini duyamadan çıkan canımdan
Sen bensiz bir hayatı
Bensiz geçen zamanı sevdin
Hep gizemli kalmayı
Kaçmayı
Ve sevilmeyi sevdin
Hiç çaba sarf etmedin
Bir nebze olsun
Cesaret edemedin sevmeyi beni
Düşlerde bir masal
Rüyalarda bir gizem kalmayı seçtin
Olamadın benimle
Bir kez yüzüme bakıp
İçinden geldiği gibi
Seni seviyorum
Seni özlüyorum diyemedin
Ben senli zamanların içinde
Hep sevinçten gülen
Heyecandan ne yaptığını bilmeyen
İçi içine sığmayan koca bir adam değil de
Oyuncağı eline verilmiş bir çocuk gibi
Hep gülücükler saçtım
Ağlayarak geçen koskoca bir zamana inat
Dünyanın en güzel yeri gözlerinin içinde saklı
Baharın yemyeşil dallarında artık hüzün var şimdi
Rüzgârlar sesini kesmiş
Ve yağmurlar boşa ıslatıyor kaldırımları
Gözlerimin uykuya düştüğü
Ve karanlığın aydınlığa hasret kaldığı yerdeyim
Sensizlikteyim.
Şiir Yorumu : Eylül TUFAN
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Ben düşünmekten yoruldum benim yerime de düşünür müsün? Benim yerime ilgilenir misin insanlarla yalanla ihanetle yâlnızlıkla...? Geceleri birdenbire bastıran sağanak yağışlı korkuları alır mısın yamacımdan? Gündüz gözüyle sevemiyorum kimseyi. Yüreğimdeki bu düğümü çözebilir misin?
Giderek yaklaşıyor ve çoğalıyor sorular. Bir cümlenin içinde virgül olmayı beklerken nedendir bu noktaların kelimelerime yaptığı tecavüz? Beni bu saldırılara karşı koruyabilir misin? Korktuğumun farkındayım bu yüzden konuşmuyorum. Küçük bir çocuğun hiç bilmediği bir şehirde kayboluşunu ve bir köşede kıvrılarak sessizce ağlayışını yaşıyorum sanki. Tek farkımız ben bildiğim bir şehirde kayboldum ve gözyaşlarının asil olduğunu bilmeyen insanların arasında ağlamaya çalışıyorum. Bu çabam da sonuçsuz kalacak biliyorum. Beni benim yerime bağışlar mısın?
Oysa garipliğimi sudan sebeplerle süslemeyin dedim. Sevecekseniz yıpratmadan acıtmadan ve okşayarak sevin dedim. Ellerimin küçüklüğü çocukluğumdan kalma saçlarımın dağınıklığı rüzgârdan beni rüküş oyunlarınızın içine almayın oynayamam dedim. Çok sonraları farkettim kendi kendime konuştuğumu. Beni deli sanacaklar. Ya da sanmayacaklar delilik bu...! Benim adıma saklayabilir misin isyanlarımı özenle? Çığlığımı tutar mısın düşmesin yere? Bir gün işime yarayabilirler.
Yağmur yağıyor. Biraz sonra bütün çıplaklığımı giyinip çocukluğumla ona gideceğiz. Belki ıslandığımda kaybolacak bu buruk gülümsemeler. Belki unutacağım incindiğimi. Yüreğimin ağrıyan yanlarını belki söküp atacağım açlıktan ağzı kokan sokak köpeklerine. Kollarımı gökyüzüne kaldırıp şarkılar söyleyeceğim belki şarkılarım yağmura .. Olur da bana bir şey olursa şarkılarımı sahiplenir misin?
Kırgınımçok yorgunum. Yanıyor bir yerlerde
derinlerde gönlüm..Geçtiğim yollarda bıraktım sözlerimi ya da bırakmak zorunda kaldım emin olamıyorum. Gidenlerin geride bıraktıkları gözü yaşlı ayak izlerini sayarken üzerime giydirilmiş olabilir suskunluklar..Yoksa ben de bilirdim güneşin izniyle aldığım gülüşleri her daim dudaklara yapıştırmayı. Yaşım kadar geçtim hayattan ve sevdadan ve ayrılıklardan...ve artık ben de korkuyorum herkes gibi senin gibi sevmekten. Canımı acıtmadan üzerimden alabilir misin bu korkuları..? Kırgınlıklarımı kazıyarak beni aşk’la barıştırabilir misin yeniden..? Ben senin bir zaman dokunduğun kadındım. Neden sessizce gittiğini konuşmaya gerek kalmadan gözlerinle anlatabilir misin..?
Bütün bunları yapabilecek kadar yürekli misin bilmiyorum. Cesaret sadece güç gösterisi değildir çünkü. Şimdi şimdi yaşadığın yerde kal ve sakın konuşma. Ceplerinde biriktirdiğin bozukluk sevişmelerden biri değilim ben. Ya da sisli bir havada görmeden yanlışlıkla çarptığın biri hiç değil..Bunun ne olduğunune anlama geldiğini anlayabilir misin..?
Tedavülden kalkıyor zamanla bütün sorular ve kaybolup gidiyor uzayın derin boşluğunda kimse üzerine alınmadan.Suskunluğunu ve cevap veremeyişlerini çocuk ruhunun bastırılmış serseriliğine veriyorum. Daha zamanın varelbet bir gün sende öğreneceksin konuşmayı. Beden unutsa bile yürek unutmaz yaşadıklarını..Bunu o garip gönlüne öğretebilir misin...?
Ama biliyorum..Benim yerime yapamayacağın şeylerde var. Benim için sevemezsin şiiri müziği aşkı ve ben’i...Yüreğimin çıldırtan iyimserliği neleri yapabileceğini merak etse de kırgınlıklarım beynimi uyuşturup gururumun yüzeyde olması için direniyor. Bu yüzden ne sesime ne yoluma ne de sohbetime düşme..En azından.en azından bunları benim için yapar mısın..?
Elif Tuncer-ßenim İçin Yaparmısın ?
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Finali Yapta Öyle Git...
Madem gidiyorsun,bu son görüşüm,
Son kez gözlerime,bakta öyle git.
Düşünme desende, ben düşünürüm,
Bütün umudumu,yıkta öyle git.
Dayanamam fazla karşımda durma,
İstemem açtığın, yarayı sarma,
Sana söyleyecek,sözüm var amma,
Kapıyı vurmadan,çıkta öyle git.
İsmini yazmıştım, dut ağacına,
Bir de kâlp yapmıştım,onun yanına,
Hiç bir şey kalmasın, senin adına,
O dut ağacını, yakta öyle git.
Ardında bırakma, hiç bir hatıra,
İnancım kalmadı, artık batıla,
Bir şal bağlamıştık, kutsal yatıra,
O şalı ordan al, yırtta öyle git.
Bu ayrılık kefen olur eynime,
Nasıl söz anlatam garip gönlüme,
Son bir kez itibar et de sözüme,
Kalbime hançeri, sokta öyle git
Belki kokun gelir, yeller esince,
İsmimi anarım, dilim sürşünce,
Dar ağacını kur,gitmeden önce,
Urganı boynum,takda öyle git
Hercai gönlünle, gönül eyledin,
Leyla oldun beni mecnun eyledin,
Beni yaşayan bir ölü eyledin,
Bari mezarımı, kazda öyle git.
Finali güzel yap,herkes ders alsın,
Ardımdan ağlayan,bırak ağlasın,
Salim beym bu sayfa,burda kapansın,
Beynime bir tek mermi,sıkta öyle Git.
28-Ocak-2012 Cumartesi
Salim Şengül
Senin Egoların,ßenim Legolarım
Gidiyorum şimdi elimde çanta
Bu Konuyu Paylaşın !