Toplam 12 sonuçtan 1 ile 12 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Güven

  1. #1
    Üye Zezé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.04.2009
    Mesajlar
    160

    Standart Güven

    Sevgili Uçan Ablacığım,

    Sana merak ettiğim birkaç sorunun yanıtı bulmak amacıyla yazıyorum. Diğer arkadaşların da görüşlerini bekliyorum elbette. Atlanmaması gereken küçük ayrıntılar aslında hepsi. Nedenlerini ise gerçekten çok merak ediyorum. Konuyu daha iyi kavrayabilmeniz açısından başımdan geçmiş basit bir örnek vermek istiyorum.

    Çok sevdiğim bir çocuk vardı. Hayallerimi hep onunla süslerdim. Benim için özel günler çok önemlidir. Doğum gününü öğrenmek istedim. Öğrendim de (kendisinden). O günün gelmesini sabırsızlıkla bekliyor, onu mutlu edebilecek sürprizler hazırlıyordum. Çok sonra öğrendim doğum günü hakkında yalan söylediğini. Çok kötü olmuştum. Ben mi ona güven veremedim ? Ama sanmam. Gerçek doğum gününü söylemekle insan ne kaybeder ki Ablacığım? Kişiliksizmiş deme sakın ablacığım, sebebin o olmadığını çok iyi biliyorum.

    Sevgili Uçan Ablacığım,

    İnsan karşısındakine hiçbir sebep yokken neden yalan söyleme ihtiyacı hisseder ki ?

    Yoksa içinde bulunulan durum bunu mu gerektiriyor ?

    Güvensiz bir ortamın güvenilmeyecek insanları mıyız ?

    Peki küçük ve gerçekten gereksiz yalanlarla kendimizi güvende mi hissediyoruz ya güvende mi hissetmeliyiz ?

    Yalanlar ve çarpıtmalarla güvensiz bir ortama zemin hazırlamıyor muyuz ?

    Peki sonra neden şikayet ediyoruz ?

    Sanal alemde yaşamaya mecbur olduğumuz aşklarımızı gerçeklikle bağdaştıramıyor muyuz?

    Hayatımız, değerlerimiz bu alem gibi sanallaşıyor mu?

    Sanal ortamda hiç istemediğimiz, takdir etmediğimiz bir kişiliğe mi bürünüyoruz ?

    Ve neden bu da bize normal gibi geliyor ?

    Yoksa “değer verilmez” gibi bir düşünce mi hakim sanal ortamda tanışılan insanlara karşı ?

    Bazen çok iyi bir dosta, bazen hep hayal ettiğimiz bir aşka, bazen bizi anlayabilecek bir sırdaşa gereksizce yaptığımız yanlışlarla bütün yolları tıkıyoruz. Neden ?


    Yabancı boncuğundan sevgilerle.

    Not: Söylenenler herkes için geçerli değil tabiki. Çok iyi dostlar da edindim, sayısı çok çok az olsa da. Genelde böyle bir hava olduğu için merak edip görüşlerinizi almak istedim.
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine "gülden"... Derin bir soluk alıp; hapsetmeli kokusunu içine...

  2. #2
    Müdavim Üye Hayal Ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.09.2008
    Mesajlar
    1,740

    Standart Cevap: Güven

    Uçan ablam bu sorulara cevap verebilmek için ya kitap yazmaya başladı ya da tamamen çuvalladı...

    Biraz daha dişini sıkıp bekle bakalım boncukçum... Ondan cevap gelmezse benden gelecek...

  3. #3
    Üye ChoC iCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.2008
    Mesajlar
    490

    Standart Cevap: Güven

    Bazen çok iyi bir dosta, bazen hep hayal ettiğimiz bir aşka, bazen bizi anlayabilecek bir sırdaşa gereksizce yaptığımız yanlışlarla bütün yolları tıkıyoruz. Neden ?

    Belkide o yanlışları biz yapmıyoruzdur?

    Güvensiz bir ortamın güvenilmez insanları değiliz. ama belki öyle görünüyorz , kim bilir..

    Mektubunda ne güzel yazmıştın, güzel gören güzel düşünür. Güzel gören yoksa bu güzel birşey olmadığı anlamına gelmez değil mi? Bilmem anlatabildim mi...(:


  4. #4
    Üye Zezé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.04.2009
    Mesajlar
    160

    Standart Cevap: Güven

    Alıntı ChoC iCe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

    Mektubunda ne güzel yazmıştın, güzel gören güzel düşünür. Güzel gören yoksa bu güzel birşey olmadığı anlamına gelmez değil mi? Bilmem anlatabildim mi...(:
    Çok güzel anlatmışsın ama benim anladığım tek şey bahsi geçen sopayı kısa sürede temin ettiğin oldu.
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine "gülden"... Derin bir soluk alıp; hapsetmeli kokusunu içine...

  5. #5
    Üye ChoC iCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.11.2008
    Mesajlar
    490

    Standart Cevap: Güven

    A niyee valla sopa falan yok, anlamadım


  6. #6
    Üye Uçan Abla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    29.05.2007
    Mesajlar
    182

    Standart Cevap: Güven

    Sevgili Stranger,

    aaa benim boncuğum senin durumunu çok iyi anlıyorum ve sana yardımı dokunacak bilgilerle seni aydınlatmak istiyorum elbette.
    Haydi bakalım, neler sormuşsun sana cevaplarımla yardımcı olayım boncuğum

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    İnsan karşısındakine hiçbir sebep yokken neden yalan söyleme ihtiyacı hisseder ki ? Yoksa içinde bulunulan durum bunu mu gerektiriyor ?

    Bunun en güzel cevabı elbette ki kendilerine güvenmediklerinin kanıtı olduğu ve kendilerine saygıları olmadığı için bu denli aldatıcı yalanlara başvurarak kendilerini bir nebze olsun hayata bağladıklarını sanıp rahatlama ihtiyacı duyduklarını sanıp kendi kendilerini aldatırlar.

    Yalan söyleme sebepleri bazen kişiden kişiye elbette değişiklik gösterir. Buna en önemli örnek ticaretle uğraşan bir kısım insan grubu elindeki ürünü pazarlamak için bir çok şekilde yalan söyler. Diğer yandan çocuklar başları derde girdiğinde sorumluluk sahibi velilerin göz hapsinden kaçmak için yeri geldiğinde aklınızı almayacağı yalanları sıraladığını bir şekilde duymuş olanlar vardır. Yine bir başka kesimde ilişkilerin boyutunda değişiklikler olsun edasıyla bir takım asılsız yalanlara başvuran kesimler son yıllarda oldukça revaçta.

    Her şey bir yana düzenli bir ilişki yaşayan bir çiftin aşk hayatına yalanın dahil olması elbette ki her iki tarafı bir şekilde sıkıntıya sokar.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Güvensiz bir ortamın güvenilmeyecek insanları mıyız ?

    Bu ortamın içeriğine bağlı olarak bazen değişiklikler göstermesi olasıdır. Söz konusu ortamda ancak kişinin rahat etmediği ve huzursuzluk duyduğu zaman güvensizlik duyması ve orada durup muhtemelen kalması kendisini ister istemez yorar ve kendi ile savaşmaya başlar.

    Anlayacağın herkes güvensiz bir ortamın güvenilmez insanları olamaz ve biz de değiliz.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peki küçük ve gerçekten gereksiz yalanlarla kendimizi güvende mi hissediyoruz ya güvende mi hissetmeliyiz ? Yalanlar ve çarpıtmalarla güvensiz bir ortama zemin hazırlamıyor muyuz ?

    Küçük ve gereksiz yalan diye bir tabir asla yoktur. Bu gerçek hayatta da aynıdır. Kişi her ne kadar güvenilir biri dahi olsa elbette ki küçük, pembe ya da beyaz yalanlar diye tabir edilen yalanların çoğu bir çok kesimdeki bireyi her zaman rahatsız eder. Ve bununla birlikte kişi bulunduğu ortamdan kaçmak için elinden geleni yapmaya gayret ederek küçük yalanlar bir anda koskocaman yalanlara tabi olur. Böyle bir ortamda kalmak bir yana kişinin o ortamda bulunması aklında türlü türlü şüphelerin var olmasına neden olacak ve yanılgıların ardı arkası kesilmeyecektir...

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peki sonra neden şikayet ediyoruz ?

    Kişiler yalanların ardında saklandığında, başka bir deyişle kendilerine bir sığınak olarak liman bulduklarında ve karşısındaki kişiyi kaybetmeyeceğini anladığında o küçük diye tabir edilen yalanlar güven ortamında bir bir dökülmeye yani itiraflara başlanıldığında kişi kendi hayatına dahil ettiği kişiden yavaş yavaşta uzaklaştığını fark ettiğinde şikayeti artar ve kendine defalarca nerede yanlış yaptım? Ben neden hep bu anı yaşıyorum vb. cümlelerle kendi kendinin diğer bir tabirle yalan sözlerinin esiri olup çıkar.

    Ve bunun sonucunda hayatında bir çok şekilde inandığı insanların artık kendisine güven duymadıklarını, yaptıklarının bedelini görmeye başladığında buna isyan edip, şikayetlere başlar.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanal alemde yaşamaya mecbur olduğumuz aşklarımızı gerçeklikle bağdaştıramıyor muyuz? Hayatımız, değerlerimiz bu alem gibi sanallaşıyor mu?

    Günümüz dünyasında artık insanların gerçek hayatlarından bir başka sığındığı durak, liman, sığınak vb. tabirlerle yola çıkarak hemen hemen tüm dünyada herkesin ikinci bir adresi var bu da yalan yüzüyle birbirine bağdaşmış “sanal hayat”tır.

    Kişi her ne kadar kendi kendine dürüst olduğunu ifade etse de bir nevi aslında kendince karşısındaki bireye her zaman üstünlüğünü göstermek/yansıtmak adına yalanların perdesi arkasında saklanmayı ve bununla kendine kurmuş olduğu ikinci hayatı daha çok yaşamasından dolayı bazen kişiler gerçekliği ve sanallığı birbirine bağdaştıramadan bir şekilde yitip gidiyorlar. Ve bazen de bu çelişki sebebiyle içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sanal ortamda hiç istemediğimiz, takdir etmediğimiz bir kişiliğe mi bürünüyoruz ? Ve neden bu da bize normal gibi geliyor ?

    Sanal alem/ sanal hayat tabiri ile kişi kendi iç dünyasında yalanlara çok fazla zaman ayırdığı için ve bunu kullanmakta zorlanmadığı için gün geliyor çok güzel ve etkileyici bir şekilde kendi yarattığı ortama ayak uyduruyor. Gerçeklikten uzak olduğu sürece kendi dünyasında istediği kadar çözümler ya da sorunlar sağlayarak kişilik sıkıntılarına bir nevi kendini adapte ediyor.

    Bilindiği üzere sanal hayatın kişiler üzerinde elbette bir çok had safhada gerek psikolojik gerekse ruhsal sıkıntılara kadar ilerlemeler bile kaydediyor.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yoksa “değer verilmez” gibi bir düşünce mi hakim sanal ortamda tanışılan insanlara karşı ?

    Kendini kanıtlama desek daha doğru olur sanırım. Kişi bildiğinin değil karşısındakinin bilinmeyen özelliklerini duydukça kendi öz güveninden uzaklaşarak kendi iç dünyasına yeni bir kapı açıp bu kapının ardında yeni bir benlik, ben merkezcilik açarak bu yeni dünyasına yeni yalanla dolu renkli bir o kadar da etkileyici cazip kılan düşünceleri yansıtması ile kendini gizemli kılmayı ve bundan aldığı zevki o ortamda bir şekilde yaşamayı kendine uygun gördüğü için bu normal geliyor. Fakat karşısındaki kişi ona değer vermez ise bu kişiyi daha da içinden çıkılmaz ard arda yalanların çemberi içerisine hapis oluyor.

    Kişiyi iç çatışmalarıyla bağdaşamadığından karşı tarafa hep farklı bambaşka görünmeyi hedeflediği için yeni yeni ufuklara yelken açma sevdasına düşüyor diyebilirim.

    Alıntı Stranger Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bazen çok iyi bir dosta, bazen hep hayal ettiğimiz bir aşka, bazen bizi anlayabilecek bir sırdaşa gereksizce yaptığımız yanlışlarla bütün yolları tıkıyoruz. Neden ?

    Bunun cevabı aslında çok basit. Kişi kendi öz dünyasında yani yaşadığı gerek gerçek gerekse sanal ortamdan dolayı bir şekilde kendine birilerini arar. Fakat bulduğunda ise bazen bu kişiden kişiye değişiklik göstereceği için bazıları gerçekten doğruyu söylerken bazıları da yalanlarla çevrili çembere karşısındaki kişiyi de dahil eder.

    Gün gelir sıkıntılarını anlatırken, bu sıkıntılarının derecesine göre yalanları karşısındakinin anlayışlı davranışıyla gün yüzüne çıktığında birey sarsılır ve bunun sadece laf olsun, şaka olsun diye tabir etmesi kişiyi ister istemez yıkar.

    Gelelim sorduğun soruya biz böyle yaşayış biçimine sahip olduğumuz için karşımızdaki kişi aynı bizim gibi yaşamadığından açık ve net hoşnut olmayacağı için onlardan bir nevi mesafe bırakmak adına bu tür zamanlarda yolları tıkadığımız olur. Ama bu iyi bir düşünce olmamakla birlikte bizi çıkmazlara, sıkıntılara ve hatta hayatta tek başımıza kalmaya bile mahkum eder.

    Kısacası, yalan her zaman yalandır. Doğru ise her zaman doğru. Kişi bildiğinin yalan olduğunu bile bile savunuyorsa bu yalana asla ortak olma, bildiğin şeyin doğruluğunu biliyor isen paylaş. Bilmiyor isen başkalarında duymak yerine asıl kaynağına ulaş ve oradan yardım iste.

    Hayat her şeye rağmen devam ediyor olsa da yalan da bu hayatın bir aracı olmakla birlikte kötülüklere de rant sağlıyor…

    Her şey her ne kadar kötü olsa da yalanla asla dost olma!...

    Sevdiğin kişinin sana bu denli küçük ve belki masum bir yalanı söyleyerek seni üzmesi elbette ki iyi bir şey değil kaldı ki bu kişiye itimat etmek/güven duymak çok zor olacaktır..

    Yabancı boncuğum soruların için sana ayrıca teşekkür ederim. Sana yazmakta geciktim biliyorum kusuruma bakma olur mu?

    Sana bol ama güven dolu bir arkadaşlık hayatı ve doğrulukların gölgesinde büyümeni diliyorum.

    Seni kocaman öpüyorum boncuğum, hiçbir şeyi dert etme sıkıntılar paylaştıkça azalır.

  7. #7
    Müdavim Üye Hayal Ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.09.2008
    Mesajlar
    1,740

    Standart Cevap: Güven

    Canım ablam tam Milli Eğitim’in okul kitaplarına yakışır bir cevap vermiş… Yalanın küçüğü büyüğü olmaz yalan, yalandır; hiç de iyi bişi değildir, kendine güvenen iyi insan da yalan söylemez demeye getiriyor…

    Ablam, boncuklarını devamlı minik yalanlarla oyalasa da özünde iyi insana benziyo valla… Oooo canım yalancı ablam benim… Pek severim onu…

    Yalan konusunda beni en çok güldürenler, çocuklarının asla yalan söylemediğini söyleyen iddialı anne babalar olmuştur hep.. Bu anne babaların çocuklarının da “en yalancılar” olduğu yönünde izlenimlerim olmuştur hep…

    Haa ablam doğru değerlendirmeler yapıyor tabii.. Ne de olsa abla… Bizden daha iyi bilir…

    Ben de yalan söylemek istemiyorum ama, işte arada kaçıyo ne yapiim… Elimde değil…

    Boşuna “yalan dünya” dememişler..

  8. #8
    Üye Zezé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.04.2009
    Mesajlar
    160

    Standart Cevap: Güven

    Teşekkür ederim Ablam benim. Klavyede gezinen parmakların dert görmesin.
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine "gülden"... Derin bir soluk alıp; hapsetmeli kokusunu içine...

  9. #9
    Müdavim Üye Hayal Ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    07.09.2008
    Mesajlar
    1,740

    Standart Cevap: Güven

    Birbirimizi hiç görmeden, dokunmadan sohbet ettiğimiz şu “sanal dünya” mı daha “sanal” yoksa görerek, dokunarak sohbet edebildiğimiz “dünya” mı? Peki, hangisi daha güvenli? Hangisinde daha “gerçeğiz”, hangisinde yalanlarımız daha fazla?

    Tam olarak bilemiyorum..….

    Evet, birbirimizin yüzünü hiç görmedik, birbirimizin sesini de hiç duymadık… Bir yerlerde karşılaşsak birbirimizi tanımayız bile… Eminim ki çok çok yakışıklısınızdır… Ben de öyle…. Gördüğüm yakışıklıların hepsi “Uçan Gay” olsa gerek… Ama yüzünü görmediklerimi, gördüklerimde n daha çok tanıyor gibiyim….

    Sanal ortama haksızlık etmeyelim…

    “…hiç istemediğimiz, taktir etmediğimiz bir kişiliğe” sanal ortamdan çok “sanal olmayan ortamlarda” bürünmüy or muyuz? Sanal olmayan ortamlarda daha ikiyüzlü, daha yalancı değil miyiz? Sizi bilemem ama şahsen ben öyleyim… Peki sizler, “masum itiraflar”ınızın ne kadarını “sanal olmayan ortamlarda” yapabildiniz… Çoook acımasız şu “sanal olmayan ortamlar” …. Yalancılığı eleştirirken, yalancılara kızarken bile yalan söyletiyor insana…

    Bak, Özdemir Asaf ne demiş bir şiirinde ( Lavinia)

    Sana gitme demeyeceğim.
    Gene de sen bilirsin
    Yalanlar İstiyorsan yalanlar söyleyeyim
    İncinirsin….

  10. #10
    Üye PurpleHaze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    10.10.2007
    Mesajlar
    262

    Standart Cevap: Güven

    Uğur böceği..

    Yardım istediğin konu güncel olduğu için geç de olsa bi şeyler yazayım dedim.. Tövbe haşa, ablaların ablası cevap vermiş, biz onunla aşık atamayız elbette..

    Güvensiz bir ortamın güvenilmeyecek insanları mıyız ?
    Ne yazık ki aynen öyle.. Güven hassas bir duygudur.. Birine kolayca güvenebilirsin ama o güven bir kere feci şekilde kırıldığı zaman, babana bile güvenmemeye başlarsın.. Acı olan da bu.. Genel anlamda; insanların riyakar, yalancı, kötü niyetli vs.. olduğunu varsayar, gardımızı ona göre alırız.. Ama kendimize dönüp baktığımızda, biz ne kadar güven veriyoruz acaba? Gerçekten güvenilir ve sağlam biri miyiz, yoksa işimize geldiğinde eleştirdiğimiz diğer güvenilmez denilen insanlardan büyükçe bir farkımız var mı? Bence yok.. Çünkü herkes kendisiyle değil, başkalarının defolarıyla uğraşıyor..

    Yalanlar ve çarpıtmalarla güvensiz bir ortama zemin hazırlamıyor muyuz ?
    Peki sonra neden şikayet ediyoruz ?
    Sıkıysa yalan söyleme hadi.. İnternetten tanıştığın birilerine şak diye her şeyini söylüyo musun sen yoksa :O Adını, adresini, okulunu, işini vs.. pat pat döküyor musun karşıdakinin önüne? Yoksa önce kısmen de olsa onunla paylaştığın kişisel bilgilerini senin aleyhinde kullanmayacağından emin olmaya mı çalışıyorsun? Eşcinsel olmanın bedellerinden birinin de ÖLÜM olduğu, homofobik toplum yapısına sahip bir ülkede yaşıyoruz.. Zaten biraz da o yüzden internete mahkum gibiyiz aslında.. Ve bu bile başlı başına güvensiz ve ürkek olmamıza neden oluyor..

    Her şey bir yana.. Tanışıp, buluşup, koklaşıp sevgili olduğumuz insanlar bile bir süre sonra abuk sabuk şeyler yaparak bu güveni sarsabiliyor açıkçası.. Her seferinde "bir yaşıma daha girdim, oha ama artık yani" diyerek karşıladığımız bu durumlar, sadece insanlara duyduğumuz güveni değil, bizi de kemiriyor aslında içten içe.. Hadi sıkıysa doğrucu davut ol bakalım böyle bir ortamda..

    Sanal alemde yaşamaya mecbur olduğumuz aşklarımızı gerçeklikle bağdaştıramıyor muyuz?
    Hayatımız, değerlerimiz bu alem gibi sanallaşıyor mu?
    Sanal ortamda hiç istemediğimiz, takdir etmediğimiz bir kişiliğe mi bürünüyoru z ?
    Ve neden bu da bize normal gibi geliyor ?
    Yoksa “değer verilmez” gibi bir düşünce mi hakim sanal ortamda tanışılan insanlara karşı ?
    Kısmen bu da doğru aslında.. Yani internetten sevgili bulmak bizim için artık çok normal görünse de, bu onu kanıksadığımız ve başka bir çarenin *çoğu zaman* olamayışındandır.. Yoksa kavramsal olarak düşündüğ&# 252;nde, "internetten sevgili bulmak" kadar boktan bi şey olamaz.. Bir de şu var üstelik; internetten tanışıp, konuşuyoruz birçok kişiyle, hatta bazen henüz hiç yüzyüze konuşmadan, buluşmadan bile sevgili olan oluyor messenger üzerinden.. Adamı daha doğru düzgün görmemişsin bile ama 'aşkım'lar, 'bebeğim'ler, 'canım sevgilim'ler havada uçuşuyor.. Belki gerçek hayatta senin asla katlanamayacağın, bırak sevgiliyi arkadaş olarak bile tahammül edemeyeceğin bi tip? Ne bileyim belki ses tonu çok gıcık, belki sana yansıttığının tam aksine aslında iğrenç bi herif vs..? (iğrenç derken tipten bahsetmiyorum..) Bundan daha sağlıksız ve hasta ruhlu bi şey olabilir mi? Tabii ki bu sefer ilişkiler de sanallaşıyor ve idealize oluyor mecburen.. Çünkü internet denen gudubet, insana hiç olmadığı birini oynama fırsatı tanıyor..

    Sonuç itibarıyla, hiçkimseye, hiçbi şeye güven(e)memek de yanlış ama neye güvenip neye güvenmeyeceğini insan ancak zaman ve tecrübeyle ayırt edebiliyor.. Yapacak pek bi şey de yok sanırım buna..
    Yakın gel gülen mor yel...

  11. #11
    Üye
    Üyelik tarihi
    21.04.2007
    Yaş
    24
    Mesajlar
    92

    Standart Cevap: Güven

    cok sheker yazmissin acaib cok soru isareti var.....

  12. #12
    Üye Zezé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    02.04.2009
    Mesajlar
    160

    Standart Cevap: Güven

    Alıntı boyfun Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    cok sheker yazmissin acaib cok soru isareti var.....
    Konu özü itibariyle çok sheker zaten. Soru işaretleri de bolca tat katıyor konuya.

    PurpleHaze yazın için teşekkür ederim. Sanalda alışkanlık edinmek çok kolay. Alışkanlıklar da doğallığın bozulmasına neden oluyor galiba. Bana göre, güvensizliğin temel nedeni sanalda sorumluluk duygusunun olmayışıdır. Her neyse.

    Neden taktıysam artık, bilmiyorum.
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine "gülden"... Derin bir soluk alıp; hapsetmeli kokusunu içine...

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44